TwitterBir tanesi geçen hafta Truman Show‘u izlerken aklıma geldi, diğeri de Bozcaada’daki tarihi kaleyi gezerken.

Birinci fikir, Twitter’ı canımız istediğinde değil de, belli bir sistematiğe bağlı olarak kullanmak. Örneğin her 30 dakikada bir o sırada gerçekten ne yaptığımızı yazmak. Normalde “bunu twitlemeliyim” dediğimizde yazıyoruz ya bir şeyler, onun yerine dakikası dakikasına yazacaksın ve herkes seni izleyecek. Tam bir hafta boyunca mesela: Yalan söylemek yok. (Tuvaletteyim. Uyuyorum -uyurken twitlemesi için küçük bir kod yığını hazırlamak lazım mesela- Sevişiyoruz. Yemek yiyorum. Okula gidiyorum vs.) Gerçekten ne yapıyorsan onu yazacaksın. Bu deneysel çalışma sonuçlandığında enteresan olabilir, tüm bir haftanın dökümünü gözden geçirmek.

Bu ilk fikre benzer bir kayda bir sitede rastladım. Fakat her 30 dakikada bir twitleyen arkadaş ne yaptığını tam olarak yazmamış, onun yerine 30 dakikada bir düzenli olarak kafasına esen bir şeyler yazmış. Benim fikrimde önemli olan o sırada ne yaptığını açık seçik yazman. Güzel bir deneyim olabilir diye düşünüyorum, en azından takipçiler için. Ve haber değeri taşıyabilir, iyi pazarlaması yapılırsa. Bir hafta boyunca her yarım saatte bir twitleyecek! Hayatını gerçek zamanlı olarak takipçilerine aktaracak. Bu arada, benden önce Truman Show’dan ilham alan başka birileri daha olmuş, şuraya bir göz atın.

İkinci fikir, Twitter üzerinden rol yapmak. Özellikle de Twitpic kullanarak. Bu bir senaryoya göre birkaç kişinin oluşturacağı bir Twitter macerası olabilir. Ya da gerçek hayatımızın içerisine yedireceğimiz türden kısa süreli roller olabilir. Bozcaada Kalesini gezerken, fotoğrafını çekerken aklıma geldi. Kalenin zindanlarına inip, fotoğrafını çekip twitleyerek “zindana attılar birisi beni kurtarsın” yazsam mesela? Bu tür bir “role playing” oyunu üzerinde kafa yorularak, uygun bir mekanda, güzel bir senaryoyla keyifli bir “orta çağ simülasyonu” yaratılabilir mesela.

Twitter üzerinden rol yapmaya örnek birkaç tane hesap buldum. Bir makale True Blood dizisinden ilham alanları anlatıyor. Tarihi bir olayı öğrencilerine ödev olarak verip onu Twitter üzerinden canlandırmalarını isteyen bir hoca da bloguna benzer bir not almış. Genny Spencer ise hayali bir karakter, 1937′de yaşayan bir köylü kızı. Her gün bir defa twitliyor.

Ben özellikle fotoğraflar ile desteklenerek kurgu bir macera akışı yaratmanın heyecan verici olabileceğini düşünüyorum.

Bu fikirler hoşunuza gitti mi? Denemek ister miydiniz, veya birileri bu fikirlerden birisini uygulasa takip eder miydiniz?



Toplam : Bir Yorum Var

    Eray Endeş Ağustos 13th, 2009 at 4:27 pm

    Twitter bilmem ama beyn.org bunu blogunda yapıyor.

Yorumunuz:


  • August 12, 2009 at 9:19 pm Vadi Efe
    teşekkür ederim, beğendiğinize çok sevindim. evet ilk fikir için epey cesur olmak lazım. fakat o işe girişen de adını duyurur eminim. ikincisi için birçok farklı kurgu denenebilir. belki birileri heves eder?
  • August 12, 2009 at 9:23 pm Vadi Efe
    @can harika eklemeler yapmışsın, kesinlikle çok değerli deneyimler olabilir. örneğin ilk olarak ayşe arman'ın türban takıp nişantaşı'na çıkması aklıma geldi (kötü bir örnek mi yoksa:P) o sırada düzenli olarak twitlese nasıl olurdu acaba. bunun dışında birçok farklı interval bulunabilir sanırım enteresan olabilecek.
  • August 12, 2009 at 9:25 pm Serkan Ünsal
    @Vadi, ilk fikrin için "internet of things http://bit.ly/4BMZ72 " conceptlerini inceleyip bir sensor tasarlatsan güzel olabilir. Vucüt hareketlerini ve ısını anlayıp ona göre otomatik twitleyen bir cihaz. Vücüt hareketlerinden aslında çok şey tahmin edilebilir. Koşuyor, bilgisayar başında, yürüyor, yemek yiyor... Nike'ın koşu sensor'ları, Microsoft'un yeni oyun cihazı... aslında çok uzak teknolojiler değil.
  • August 12, 2009 at 9:32 pm Vadi Efe
    @serkan harika! hemen inceliyorum. teşekkürler

Add a comment on FriendFeed