ipz-logoBugün İstinye Park’ta düzenlenen İnteraktif Pazarlama Zirvesi 2009‘a katıldım. Dinleyici olarak katıldığım “Türkiye’de İnternetin Geleceği” adlı panelde dikkatimi çeken bir olayı paylaşmak istedim:

Panelin konusu adından açıkça anlaşılıyor. Türkiye’de internetin geleceği hakkındaki tartışma öncelikle penetrasyon oranı ve ortada hala büyük bir potansiyel olduğu ile başladı, sonrasında bağlantı hızlarının artmasıyla zengin medya uygulamalarının artacağı konusuna geçildi. En son olarak ise sıra can alıcı konuya geldi: Sansür, ya da kibar tabirle erişimi engellenen siteler.

Panelin konuşmacılarından bir tanesi devlete bağlı bir kurumdan yollanmış bir isimdi: Uzun title’ını tam olarak yazmak gerekirse: “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Dairesi İletişim Uzmanı” Lütfi Güvener.

Kendisine yöneltilen “Türkiye’de erişim engellemeleri sorunu, sansür sorunu, bu konuda ne gibi gelişmeler sağlanacağı” sorularını kıvrak cevaplarla geçiştiren Lütfi Bey “YouTube’un Türkiye dışında hangi ülkelerde kapalı olduğu, ve açılıp açılmayacağı, bu erişime engellemenin yasal dayanağı” konusundaki sorulara ise şu cevabı verdi: “Mahkememiz bir karar almış, ben yorum yapamam bu konuda.”

Devlet görevlilerinin bu tür etkinliklere katılmaları harika, (Hatta Sofya’daki Webit’te de birkaç devlet görevlisi varmış misafir olarak) fakat bu görevlilerin yorum yapma insiyatifi yok mu? Mahkemelerin aldığı kararları yorumlama hakkımız yok mu? Mahkemenin verdiği bir karara itiraz hakkı, bu kararların iptal edilmesi, yanlış karar verilmiş olması durumu mümkün değil mi? Bir de eğer bu görevliler mevcut durum hakkında yorum yapmayacaklarsa kürsüde ne işleri var?

Bence “yorum yapamam” cevabı hiç hoş değildi. Kendisine önereceğim cevaplar bundan sonra bu tür sorularla karşılaşırsa en azından bu konuda çalışmalar yapılacağından bahsetmesi, soruların muhatabı olarak devletin hangi kurumları varsa oraya yönlendirme yapması, ve hatta e-posta adresi paylaşıp soru ve yorumları oraya yönlendirmesi. Vatandaş olarak devlet kurumlarından bilgi edinme hakkımız bulunuyor ve bu hakkı nasıl kullanabileceğimiz konusunda yönlendirme yapılabilir. “Yorum yok” deyip geçiştirmek halk tarafından seçilip belli makamlara oturtulan ve cebimizden ödediğimiz vergiler ile maaş alan kişilerin yapması gereken bir şey değil.



Toplam : 3 Yorum var

    Volkan Biçer Ekim 21st, 2009 at 4:42 pm

    Bence soru doğru kişiye iletilmemiş, o konuda haklı diyebilirim (kötünün iyisi şeklinde)… Mahkemeye giden bir olayda konuşmamak gerek yetkili ağız olarak. Orada Adalet Bakanlığı Bilişim Suçları tarafından birileri olmalıydı (Böyle bir birim var mı acaba?), keza sorunun kökü bence o tarafta yatıyor…

    Vadi Efe Ekim 21st, 2009 at 4:58 pm

    Evet yetkili ağız olmayabilir fakat kestirip atma huyumuzdan kurtulmamız lazım. “Devletin kestiği parmak acımaz” mı? “Adalet Bakanlığı Bilişim Suçları dairesine şu şekilde ulaşabilirsiniz” gibi bir öneri vermesi lazım bence kendisinin. Veya kendisi devletin internetle ilgili bir birimini temsil ettiği için o birimin bu konudaki duruşunu gösterebilir. Mahkeme sonuçlanmış ve karar uygulanmış, mahkeme süreci olsa etkilememek istememesi biraz daha normal sanki.

    Bilal Bal Ekim 21st, 2009 at 4:58 pm

    Bence Vadi haklısın, genel anlamda işin içinden sıyrılmak için ya da rengi eğer senden yanaysa diğer tarafa karşı tufaya düşmemek için verilen en kestirme cevap “yorum yok” olabiliyor. Ama sahiden de “yorum var” çok büyük cesaret ve sorumluluk isteyen bir cevap olurdu.

    Ama yine de hep beraber diyoruz ki “Sansüre bir dur!”..

Yorumunuz:


  • October 21, 2009 at 2:42 pm Besim Dönmez
    yorum yok deyip hem kolaycılığa kaçma hem de koltuğu sağlama alma içgüdüsü sanki

Add a comment on FriendFeed