social-media-addiction1-255x300Özer (wrzl) blogunda twitter/friendfeed ve benzeri araçlar üzerinden sosyalleşmek ve takip edilmek üzerine güzel bir yazı yazmış. Ben de bu konuda bir şeyler karalamak istiyordum, güzel bir fırsat oldu. Birkaç yakın arkadaşıma daha önce bahsetmiş olduğum takip etme ve edilme algoritmamı (!) açıklıyorum:

Bence internet üzerinden sosyalleşme araçları ikinci dereceden iletişim araçları olduğu için yüz yüze iletişim kurmuş olduğum herkes beni internet üzerinden takip etme hakkına sahip. Ve yüz yüze tanışmış olduğum birisi beni takibe alırsa onu ben de mutlaka takip listeme ekliyorum. Paylaştıkları ilgimi çekmiyorsa eğer ana listeme almıyorum, ikinci listeme ekliyorum. Fakat mutlaka ekliyorum, çünkü bunu “seni tanıyorum ve varlığının farkındayım, bana doğrudan mesaj atabilirsin, ve internet üzerinden ulaşabilirsin” şeklinde bir mesaj olarak görüyorum. Ayrıca arada bir takip listemi kontrol edip etrafımdaki insanların neler yaptığına bir bakıyorum. Eğer sizinle tanışmışsak ve sizi takip listeme eklememişsem o an denk gelmemiş olabilir. Veya fotoğrafınızdan, isminizden çıkartamamış olabilirim :)

Birisi ile yüz yüze tanışıyorsak, ve onu takip etmeme rağmen beni takip listesine almıyorsa, bu hareketi pek samimi bulmuyorum. Bir psikolog belki bu konuda daha yetkin bir açıklama yapabilir, bir çeşit ego problemi midir acaba bu? Benim naçizane fikrim bu yönde. Paylaştıklarımı beğenmiyorsan bile nezaketen eklersin, ikinci listeye koyarsın beni. Yanlış mı düşünüyorum? Arada bir listemi kontrol edip tanıştığım ve takibe aldığım, fakat beni takip etmek istemeyenleri listemden çıkartıyorum.

Bunun dışında internet üzerinde güzel paylaşımlarda bulunan kişileri tanımasam da listeme ekliyorum. Güncel etkinlikler, müzik, sanat, ve internet sektörüyle ilgili paylaşımlar ilgimi çekiyor.

Ben de kendi özel hayatım, katıldığım etkinlikler, seyahatlerim, internet ve iş dünyasıyla ilgili ilgimi çekenler, ve kişisel projelerimi paylaşıyorum.

Sizin takip etme-edilme kriterleriniz neler?



Toplam : 2 Yorum var

    Özer (Wrzl) Dölekoğlu Ağustos 8th, 2009 at 4:19 pm

    Vadi; zaten ne zaman yüzyüze görüşüp gerçekten tanışmak mümkün oluyorsa o zaman insanların yazdıklarına bir anlam yüklemek kolaylaşıyor. Text bazında iletişime de kavga etmeye de çok fazla anlam yüklememek gerek.

    Cevabın için teşekkürler.

    Erdinç Ağustos 9th, 2009 at 2:05 pm

    Sosyal takip sitelerini keşfeden pek arkadaşım yok. Facebook kadar ilgi görmediğini düşünüyorum.

    Takip ettiğim kişiler genellikle blog yazarları oluyor. Tabi ki bazılarını ayırt etmek gerekiyor. Kişisel iletiler yazmakla uğraşanlar yerine, belli bir ilgi alanına iletilere sahip kimseleri seçiyorum. Ya da bu yazıyı okuduktan sonra böyle yaptığımı farkettim.

    Yorumu yazdım, şimdi hemen friendfeed’e bakmalıyım :)

Yorumunuz:


Add a comment on FriendFeed