İnternet odağından uzaklaşmadan, sektördeki gelişmeler, kullanmaktan keyif aldığım servisler ve edindiğim deneyimler çerçevesinde yazdığım kişisel blogumu keyifle okursunuz umarım...

RSS Linkedin Xing Facebook Friendfeed Hakkimda Twitter
Social Media World Forum


100seyBirkaç gün önce Turkcell’in (gnctrkcll’in) yeni bir kampanyası yayına girdi: “Gençken yapılacak 100 şey” . Kampanyanın basit kurgusu şöyle: Şaşırtıcı, eğlenceli, biraz da cesaret isteyen birçok farklı kurgu içeren 100 maddelik bir liste içerisinden kendinize aksiyonlar seçip hayata geçiriyorsunuz, bunu da videoya çekip siteye yüklüyorsunuz. Örneğin “belediye otobüsünde top sektirmek” , “vapurda şarkı söylemek” gibi. Normalde yapmayacağınız ama sırf eğlencesine yapılabilecek şeyler. Katılımcılar arasından en çok ilgi çekenler, oy toplayanlar çeşitli ödüller kazanıyor.

Kampanyayı ilgiyle takip edeceğim, ne kadar fazla katılım olacak merak ediyorum. Bizde hep genç nüfusun fazlalığından ve enerjisinden bahsedilir fakat sıra aksiyon almaya gelince biraz çekingen kalırız gençler olarak. Fakat işin ucunda bir havuç, bir ödül olunca da her türlü aksiyona gireriz.

Bu konseptin çok benzerini 2007 senesinde 43things.com‘dan esinlenip “hayattaki isteklerinizi fotoğraf ve videolar ile paylaşacağınız bir sosyal ağ” şeklinde hayata geçirmiştim: istiyor.us! şu anda 50.000 üyesi ile aktif bir komünite. Seyahat ederken, farklı tecrübeler edinirken duyduğum heyecanları bazen ufak ufak videolar ile sitede paylaşmıştım. Karting yapmaktan Street Fighter oynamaya hatta Fajitas Yemek‘e kadar yüzlerce farklı tecrübe. Bu süreçte site kullanıcılarından da birçok enteresan paylaşım geldi: Tuza bandırıp erik yerken video çekenler ve lunaparka gittiğini kayıt edenler örneğin. Yaklaşık 2000 tane yüklü video var. İnternet üzerinden hayat kesitlerini paylaşmak birçok insan için çok keyifli, paylaşımlar da bir o kadar da ilgi görüyor. Bu süreçte kimileri çok girişken davranırken kimileri de özel hayatını yayına vermemeyi tercih edebiliyor tabii.

Bakalım bu kampanyadan nasıl sonuçlar alınacak, yeni internet ünlülerine sahip olacak mıyız, videolar kulaktan kulağa (veya facebook hesabından facebook hesabına) yayılacak mı? Zamanla göreceğiz.

Bu yazım konuk yazar katılımı olarak webrazzi‘de yayımlanmıştır.

İki hafta önce Webit’e katılmak üzere Sofya’ya gittiğimde amaçlarımdan birisi Doğu Avrupa internet sektörüne yakından göz atmak ve Doğu Avrupa’dan çıkmış startup’lar hakkında bilgi edinmekti.

Hem ülkemize coğrafi olarak yakın hem de artık Avrupa Birliği üyesi olan ülkeler Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya gibi yerlerde gelişmiş bir internet kültürü var mıydı? Ülkemize benzer şekilde “gelişmekte olan ülkeler” kategorisinde sayılan düşük nüfuslu ve internet penetrasyonu da nispeten zayıf olan bu ülkelerden geçtiğimiz senelerde belli başlı yarışmalarda başarı kazanan ekipler görmeye başlamıştık. (bkz. Seedcamp 2009)

Bu süreçte Sofya’da ofisini ziyaret edip kurucusu, ekibi ve Türkiye temsilcisi ile birebir görüşüp hikayesini dinleme fırsatı bulduğum bir startup’tan söz etmek istiyorum: Favit.

Favit’in amacı ve öncelikli işlevi bir bilgi toplayıcı & biraraya getirici (aggregator) olmak ve kaliteli içeriğin elde edilmesinde, organizasyonunda ve dağıtılmasında uzmanlaşmış bir uygulamaya dönüşmek. FriendFeed’e benzer şekilde birçok farklı kaynaktan bilgileri canlı olarak toplayan, bunları kendine has algoritmaları ile filtreleyen ve seçimlerinize bağlı olarak etiketler yardımıyla kategorileyen bir sistemden söz ediyoruz. Böylece standart bir kullanıcının internette geçirdiği vakit optimize edilmiş oluyor.

Favit’in merkezi Sofya’da ve ürün geliştirme ekibi Bulgar yazılımcılardan oluşuyor, finansmanı ise Sofya merkezli bir risk sermayesi olan NEVEQ’ten sağlanmış. NEVEQ 30 milyon avroluk bir fon. Amerikan ve İsviçreli özel yatırımcıların yanısıra European Bank for Reconstruction and Development en büyük hissedar.

Servis şu anda Yunanistan, Romanya ve Rusya’da aktif, ve Türkçe versiyonu da yayında. Şu anda 9 kişiden oluşan ekip 6 ay içerisinde Orta Avrupa pazarına açılmayı hedefliyor ve ekibi 15 kişiye çıkartmayı planlıyor. Favit “dünyayı değiştirme” misyonu, yenilikçi teknolojisi, Doğu Avrupa kökeni ve Amerika & İsviçre finansmanı ile Türkiye pazarında iş geliştiren internet firmalarına ilham verebilir.

Türkiye pazarına yönelik olarak yerelleştirilmiş tanıtım videolarını izlemenizi tavsiye ediyorum. Favit hakkında daha fazla sorunuz varsa servisin Türkiye sorumlusu olan Besim Dönmez ile iletişime geçebilirsiniz.

ipz-logoBugün İstinye Park’ta düzenlenen İnteraktif Pazarlama Zirvesi 2009‘a katıldım. Dinleyici olarak katıldığım “Türkiye’de İnternetin Geleceği” adlı panelde dikkatimi çeken bir olayı paylaşmak istedim:

Panelin konusu adından açıkça anlaşılıyor. Türkiye’de internetin geleceği hakkındaki tartışma öncelikle penetrasyon oranı ve ortada hala büyük bir potansiyel olduğu ile başladı, sonrasında bağlantı hızlarının artmasıyla zengin medya uygulamalarının artacağı konusuna geçildi. En son olarak ise sıra can alıcı konuya geldi: Sansür, ya da kibar tabirle erişimi engellenen siteler.

Panelin konuşmacılarından bir tanesi devlete bağlı bir kurumdan yollanmış bir isimdi: Uzun title’ını tam olarak yazmak gerekirse: “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Dairesi İletişim Uzmanı” Lütfi Güvener.

Kendisine yöneltilen “Türkiye’de erişim engellemeleri sorunu, sansür sorunu, bu konuda ne gibi gelişmeler sağlanacağı” sorularını kıvrak cevaplarla geçiştiren Lütfi Bey “YouTube’un Türkiye dışında hangi ülkelerde kapalı olduğu, ve açılıp açılmayacağı, bu erişime engellemenin yasal dayanağı” konusundaki sorulara ise şu cevabı verdi: “Mahkememiz bir karar almış, ben yorum yapamam bu konuda.”

Devlet görevlilerinin bu tür etkinliklere katılmaları harika, (Hatta Sofya’daki Webit’te de birkaç devlet görevlisi varmış misafir olarak) fakat bu görevlilerin yorum yapma insiyatifi yok mu? Mahkemelerin aldığı kararları yorumlama hakkımız yok mu? Mahkemenin verdiği bir karara itiraz hakkı, bu kararların iptal edilmesi, yanlış karar verilmiş olması durumu mümkün değil mi? Bir de eğer bu görevliler mevcut durum hakkında yorum yapmayacaklarsa kürsüde ne işleri var?

Bence “yorum yapamam” cevabı hiç hoş değildi. Kendisine önereceğim cevaplar bundan sonra bu tür sorularla karşılaşırsa en azından bu konuda çalışmalar yapılacağından bahsetmesi, soruların muhatabı olarak devletin hangi kurumları varsa oraya yönlendirme yapması, ve hatta e-posta adresi paylaşıp soru ve yorumları oraya yönlendirmesi. Vatandaş olarak devlet kurumlarından bilgi edinme hakkımız bulunuyor ve bu hakkı nasıl kullanabileceğimiz konusunda yönlendirme yapılabilir. “Yorum yok” deyip geçiştirmek halk tarafından seçilip belli makamlara oturtulan ve cebimizden ödediğimiz vergiler ile maaş alan kişilerin yapması gereken bir şey değil.

Geçtiğimiz hafta katıldığım Webit organizasyonundan edindiğim izlenimleri buraya tıklayıp Webrazzi’den okuyabilirsiniz. Konuk yazar olarak katılımda bulundum.

Blog yazısı dışında organizasyonda çekmiş olduğum çeşitli fotoğrafları paylaşmanın da ilginç olacağını düşündüm. Umarım hoşunuza gider. Düzgün bir startup havuzu/blogosferi bile bulunmayan Bulgaristan’da bu kadar kapsamlı bir dijital etkinliğin düzenlenmesi bize de ilham olur umarım. Dünyanın dört bir yanından önemli firmaların temsilcileri oradaydı, biz neden daha iyisini düzenlemeyelim?

Bu yazım digitalage dergisi Kasım 2009 sayısında ve webrazzi‘de yayımlanmıştır.

Doğu Avrupa’nın şu ana kadar düzenlenmiş en büyük e-pazarlama ve e-iş zirvesi Webit 4000’den fazla katılımcı ile 7-8 Ekim tarihlerinde Sofya’da düzenlendi. Ben de katılımcılardan birisiydim, sıcağı sıcağına size önemli gelişmeleri aktarmaya çalışacağım.

Sofya kaotik bir şehir, nüfusu henüz 2 milyon civarlarında fakat trafik İstanbul’dan daha karışık. Doğu Avrupa pazarında Türkiye 131 milyon avroluk çevrimiçi reklam harcaması ile başı çekiyor, bizi 45 milyon avro ile Yunanistan, 30 milyon avro ile Romanya ve son olarak da 15 milyon avro ile Bulgaristan izliyor. Bulgaristan’ın pazar büyüklüğü bizden 10 kat küçük fakat çok başarılı bir organizasyona imza attılar. Önemli konuşmacıları bir araya toplamışlar ve Sofya’nın en büyük etkinlik merkezinin iki katını kapatmışlar. Organizasyonun başarısı için e-academy’i ve Plamen Russev’i tebrik etmeli. Organizasyona Makedonya, Yunanistan, Romanya, Almanya, Avusturya gibi birçok farklı ülkeden katılımcı ilgi gösterdi.

Seminerler

eBay’den Google’a, Microsoft’tan AOL’a ve hatta Coca-Cola’ya kadar dijital pazarın en önemli firmaları temsilcilerini sunum ve konferanslar için göndermişlerdi. Webit’in en güçlü yanı da buydu: Toplam 40-45 dakika süren ve sıkmayan seminerler 30-35 dakika kadar sunum/tartışma, sonrasında da 10 dakikalık soru cevap seansları halinde düzenlendi. Benim en çok beğendiğim oturumlar PayPal Polonya ülke müdürünün sunumu, IAB Avrupa’nın sunumu ve Coca-Cola Avrupa dijital pazarlama stratejisi oturumu oldu.

Büyüklü küçüklü neredeyse tüm firmalar sosyal medyanın etkisinden, dijital pazara yapılan yatırımların artmasından, kriz zamanında diğer reklam mecralarının küçülmesine rağmen internet reklamcılığının büyümesinden, ve mobil reklamcılığın yakın gelecekte çok büyüyeceğinden bahsetti.

Seminerler boyunca Doğu Avrupa’lı firmaların temsilcileri küresel firmalara kendilerini göstermek için didindiler, Doğu Avrupa’da bulunan potansiyelden bahsedildi, markalara gelişmekte olan pazarlara yatırım yapmaları için teşvik edici sunumlar yapıldı.

Fuar Alanı

Webit’in zayıf noktası fuar alanıydı. Bu durum belki de Doğu Avrupa’da henüz oturmamış olan startup kültürünün bir yansımasıydı. Görüştüğüm kişiler ve yaptığım araştırmalar dahilinde söyleyebilirim ki Bulgaristan ve çevresindeki pazarlarda Hosting çözümleri ve yazılım taşeronluğu çok gelişmiş durumda, fakat online projelere yatırım yapmak, startup kurup geliştirmek konusunda bizim 3-4 sene önce bulunduğumuz durumda bulunuyorlar. İnternet projeleri genellikle büyük medya şirketlerinin tekelinde, ve bireysel girişimciler tarafından temsil edilen startup’lar ortada yok. Fuar alanında 15-20 kadar firma temsil ediliyordu ve bunlar da yazılım ve hosting hizmetleri sunan firmalardı. Bunlardan başka birkaç reklam ve pazarlama firması da mevcuttu. Fuarın belki de en ilgi çekici kısmı Webit Expo TV için çekim ve röportaj yapılan standdı. O kısımda birçok önemli konuşmacı ve katılımcıya ulaşmak mümkün oldu.

Fuar alanındaki firmalar yabancı katılımcılara bilgi vermek için hazırlıklı değildi, İngilizce bilgi içeren broşürleri bile yoktu, fakat her standa güler yüzleri ile beni karşılamaları ve sorduğum her soruya büyük ilgi ilgi karşılık vermeleri ve yardımcı olmaya çalışmaları takdire değerdi. Sanırım onlar da yurt dışından bu kadar fazla ilgi beklemiyorlardı.

Türkiye’den katılımlar

Seminerler boyunca Türkiye’nin adı da sık sık duyuldu. Özellikle sosyal ağlar ve facebook bağlantılı oturumlarda, online ödeme ve e-ticaret konulu seminerlerde Türkiye’den de örnekler verildi. Doğu Avrupa’nın en büyük online pazarına ve en kalabalık internet kullanıcı kitlesine sahip olmamız gurur vericiydi gerçekten. Ben de organizasyon dahilinde Türkiye internet pazarı üzerine genel bilgiler ve pazarımızın ilgi çekici yanları üzerine bir röportaj verme fırsatı buldum. İlerleyen günlerde seminerler ve röportajlar Webit Expo Web TV üzerinden yayınlanacak.

Konuşmacı olarak Dataport’tan Hakan Tetik ilk gün webit’in gayriresmi açılışını yaptı. İkinci gün ise Hürriyet İnternet Grubu’ndan Elif Bakiler dijital medyada stratejiler adlı oturuma katıldı. Türkiye’den gelen konuşmacılara ve katılımcılara oldukça fazla ilgi gösterildiğini söyleyebilirim.

Konuşmacılar dışında Rezztoran.com’dan Çağla Erdoğan, P&G Türkiye’den Selvi Talipoğlu, Bulgaristan kökenli uluslar arası bir startup olan Favit’ten Besim Dönmez gibi isimlerle de tanışma ve sohbet etme olanağı buldum. Türkiye’den başka birçok katılımcı da seminerler sırasında göze çarptılar.

Sonuç olarak son derece sıcak bir atmosferde, Doğu Avrupa’nın dört bir yanından dijital sektörden oyuncuları bir araya getiren çok yararlı bir etkinlik oldu Webit. Belki de bu coğrafi bölgede ilk defa bu kadar büyük uluslar arası bir etkinlik düzenlendiğinden herkes son derece hevesli ve sıcak kanlıydı, herkes birbirini tanımaya ve pazarları anlamaya gayret gösterdi.

Webit Expo Tv için resmi web sitesini takip etmenizi ve Twitter’dan webit girdilerine bir göz atmanızı öneririm.

Sofya’dayım, Webit başlıyor

national-palace-of-cultureBir süre önce Webrazzi’ye Webit’i duyuran bir yazı yazmıştım. Sonunda etkinlik zamanı geldi, ben de ufak bir Sofya seyahati organize ettim, hem Webit’e katılmak hem de yeni projeler, ekipler tanımak için. Bugün sabah erken saatlerde Sofya’ya vardım. Uçuş 1 saat sürdü. Otele yerleştim, sonra ufak bir gezintiye çıktım ve şu anda Webit’in düzenleneceği “National Palace of Culture” binasını tam karşıdan gören bir Starbucks’ta oturup kablosuz internetten faydalanıyorum.

Havaalanından otele taksi ile giderken yolda birçok Webit tabelası gördüm, facebook’tan google’a kadar firmaların logoları ile Webit logoları birlikte kullanılarak tanıtım yapılmış. Çok hoşuma gitti açıkçası, sadece 1 milyon küsür nüfuslu bir Bulgar şehrinde kentin en büyük ve ihtişamlı yapılarından bir tanesi bir Web fuarı için ayrılmış.

Webit yarın sabah başlıyor ve iki gün sürecek. İzlenimlerimi sıcağı sıcağına Webrazzi üzerinden aktarmaya çalışacağım. Bir de Marketing Türkiye IP eki için özel bir yazı yazacağım.

Favit ekibinden Besim Dönmez beni almaya geliyor. Tanışacağız ve sohbet edeceğiz. Favit Sofya’da yerleşik bir Türk internet firması. Sofya şu anda güneşli, hava çok güzel. İstanbul’dan daha güzel hatta, güneş gözlüklerimi taktım.

En çok merak ettiğim konular: Doğu Avrupa web scene ne durumda, başarılı startuplar var mı (Takip ettiğim kadarıyla Seedcamp’lerde yatırım alan bazı startup’lar arasında Bulgaristan’dan ekipler de vardı) Bir de Türkiye’den katılımcılar ne anlatacaklar.

Ayrıntıları iletmeye devam edeceğim.

etohumYazmak için geç mi oldu bilmiyorum, belki de son güne kalması daha iyi olmuştur, yazıyı görenler müsaitse bu akşam iş çıkışında bir uğrarlar muhtemelen: Bu akşam bir etohum organizasyonu var ve konuklardan bir tanesi de benim. Volkan Biçer ve Serhat Gürcü ile birlikte Ortakantin & YouthRep ortaklığının nasıl oluştuğu, sitenin geçmişi ve geleceğe yönelik planlarımız hakkında bilgi vereceğiz. Sizi de bekleriz.

Organizasyon hakkında ayrıntılı bilgi için facebook sayfasına buradan bakabilirsiniz.

Tarih: 24 Eylül 2009, Perşembe
Saat: 17:30 – 19:30
Yer: Bersay İletişim Enstitüsü BİE Kasap Sokak Hilmi Hak Han, No 22 Esentepe, İstanbul

ofansif logoBirkaç ay önce sessiz sedasız bir şekilde hayata geçmiş olan futbol sosyal ağı & platformu Ofansif, Türkiye internetinde son zamanlarda beni heyecanlandıran birkaç projeden bir tanesi oldu. Uzun zamandır söylüyordum, bu kadar fazla futbolseverin yaşadığı bir ülkede neden taraftarlara yönelik bir sosyal ağ yok? diye. Vakit bulsam kendim bir şekilde futbol/spor bazlı bir projenin içerisinde olmak istiyordum. Çok yüksek bütçelere sahip olan futbol takımlarına bir şekilde ucu dokunacak olan bir projenin sonsuz ticari potansiyeli ve açılımı olduğuna inanıyorum. Sonunda birileri sesimi duydu sanırım.

Siteyi keşfettikten sonra biraz inceledim ve arkasında yetkin bir ekip olduğunu tahmin ettim. Güncel maç verilerinin kullanımından arkada komple bir futbolcu/takım veritabanı olmasına ve sistemin yazılışından farklı servislerle entegrasyonlara kadar çok ayrıntılı ve profesyonel bir iş çıkartılmıştı. Dün akşam Ofansif’in kurucuları ile tanışma ve sohbet etme şansına sahip oldum. (Murat Kahraman‘a çok teşekkürler.) Ve projenin çıkış öyküsünü, geleceğe yönelik planlarını dinledim.

Ofansif ekibinin kafasındaki format “mainstream” bir futbol platformu ve sosyal ağından çok öte: Taraftarlara hitap eden, futbol kültürünü geliştiren, futbolseverlerin kendilerini göstermelerini ve ifade etmelerini sağlayacak bir oluşum yaratmak istiyorlar. Site için halihazırda yayın yapan futbol konseptli haber siteleri ve futbolla bağlantılı yazılı/online yayınlarda bulunmayan özellikler geliştiriliyor. İstanbul dışı futbol takımlarının taraftarlarına kendilerini ifade olanağı sağlamak da misyonları içerisinde heyecan duydukları ayrıntılardan bir tanesi.

Zamanla çok ses getireceğini ve hem kullanım tecrübesi & yaygınlığı hem de ticari anlamda bir başarı hikayesi olacağını düşündüğüm bu siteye henüz göz atmadıysanız sizi buraya alalım.