İnternet odağından uzaklaşmadan, sektördeki gelişmeler, kullanmaktan keyif aldığım servisler ve edindiğim deneyimler çerçevesinde yazdığım kişisel blogumu keyifle okursunuz umarım...

RSS Linkedin Xing Facebook Friendfeed Hakkimda Twitter
Social Media World Forum


Şu anda Londra’da, Olympia kongre merkezindeyim ve iki gün boyunca Social Media World Forum Europe organizasyonunu takip edeceğim. Bir süre önce yatırımcı ortak olarak katıldığım sosyal medya iletişim ajansımız Dekatlon Buzz için yeni konseptler ve bilgi birikimleri geliştirmek, dünya markaları bu aralar aktif olarak ne tür çalışmalar yapıyor takip etmek, ve sosyal medyayı kalbinden izlemek için iki günümü bu seyahate ayırdım.

Organizasyon hakkında ilk izlenimlerim olumlu, şu ana kadar bir büyük oturuma katıldım ve birkaç farklı küresel sosyal medya aşansınin yetkilileri ile yüz yüze görüşme olanağı buldum. Fuar alanındaki diğer standları gezmek için sabırsızlanıyorum, bir de markaların düzenlediği oturumlara katılıp aldıkları geri dönüşleri ve sıkı kampanyaları nasıl ortaya çıkardıklarını inceleyeceğim.

Organizasyonun açılış konuşmasını LinkedIn Avrupa direktörü Kevin Eyres yaptı. Sosyal medyanın iş süreçlerine nasıl entegre edileceğinin herkes tarafından merak edildiğinden bahsederek açıl yapan Eyres bu iş kolunun global gücünden ve dünya çapından her geçen gün daha da güçlenmesinden bahsederek devam etti. Eyres konuşmasının devamında bilgi yüklenmesi ve kirliliğinin Google ile başlayarak filtrelendiğinden bahsederek bu gelişmelerin SEO ve SEM gibi pazarlar oluşturduğunu anlattı. Sözü sosyal medyaya bağlayarak anonim kimlikten gerçek kimliklerin internet üzerinden ifadesine geçişin önemli bir basamak olduğunu söyledi. Yahoo! Answers ve MySpace çağından LinkedIn ve facebook çağına geçişin “knowledge is power” mottosuyla birleştiğini ve sosyal medyanın geleceğinde “social awareness” yani sosyal farkındalık bulunduğuna sözünü bağladı. Ticari online platformların sosyal medya platformları ile entegre çalışmasının yeni ekonomiyi oluşturduğunu ve markaların her geçen gün bu yeni ekonomide yerlerini aldıklarını anlatarak sözlerini bitirdi.

Şu anda aktif olarak fuar alanındaki standları gezmeye, firma yetkilileriyle görüşmeye ve küresel kampanyalar-iş süreçleri hakkında bilgi almaya devam ediyorum. Organizasyon sırasında tweet’lerimi Twitter hesabımdan takip edebilirsiniz.

Sosyal medya pazarlaması ve sosyal medya iletişimi üzerine çalışmalar yapan kişilerin işine çok yarayacak bazı güncel rakamlar elime geçti, paylaşmak istedim. (Kaynak)

Facebook kullanıcılarının %50′den fazlası siteye her gün giriş yapıyormuş. Bu da günde 200 milyon kullanıcı ediyor.
Twitter’ın 75 milyon kullanıcısı var fakat bunların 15 milyon kadarı aktif kullanıcı.
Linkedin’in toplam kullanıcı sayısı 50 milyon. Avrupa’dan toplam 11 milyon üye var.
Flickr’da 4 milyardan fazla fotoğraf yüklü.
Günde 35 milyondan fazla kişi facebook’taki durum mesajını güncelliyor.
Wikipedia’da 14 milyondan fazla makale var.
2009′da facebook’ta kullanıcıların ortalama 120 arkadaşı varken bugün bu ortalama 130′a çıkmış.
Facebook kullanıcılarının 65 milyonu siteyi mobil olarak da ziyaret ediyormuş.
2009 sonlarında günlük yollanan ortalama Tweet sayısı 27.3 milyonmuş.
Facebook kullanıcılarının %70′i ABD dışından.
Bloggerların %70′i bloglarında kendi istekleriyle markalardan bahsediyorlarmış.
Bloggerların %38′i ürün tanıtımı yapıyor ve markalarla ilgili deneyimlerini bloglarında aktarıyor.
80.000′den fazla web sitesi sistemine Facebook Connect entegre etmiş. (Biz de şu anda ortakantin‘e entegre ediyoruz.)

Shaping the future of Social Media” sloganıyla organize edilen Social Media World Forum Europe markaların interneti özellikle de sosyal medya araçlarını ve platformlarını etkin bir şekilde kullanmaya başladığı günümüzde sosyal medya kullanımı üzerinde odaklı Avrupa’nın en kapsamlı etkinliği olacak. 15-16 Mart 2010 tarihlerinde Londra’nın ünlü Olympia’sında birçok farklı konferans ve workshop içerecek. Bu senenin ana konu başlıkları şunlar olarak belirlendi: Kurumsal Sosyal Medya, Sosyal TV, Mobil Sosyal Medya ve Bulut Bilgi İşlem.

facebook, Justin.TV, Monster, Orange gibi ünlü teknoloji ve internet firmalarının temsilcilerinden başka Mercedes, Beck’s, Lufthansa, Virgin, Pfizer, IKEA gibi firmaların sosyal medya ve online pazarlama sorumluları da etkinlikte yer alacaklar. Konferans programının tamamını etkinliğin web sitesinde bulabilirsiniz. Oturum ve seminerlerin çoğunluğu markaların sosyal medyada varlığı, sosyal medyanın kullanımı, takip ve raporlaması üzerinde yoğunlaşıyor. Enteresan konu başlıklarından bir tanesi de “sosyal medyanın politikaya etkisi”. Benim ilgimi çeken bir konuk da Japonya’nın en popüler sosyal ağlarından Mixi’nin yönetim kurulundan Neal Sato. Uzak doğuda sosyal ağların kullanımı hakkındaki oturumunu izlemek için sabırsızlanıyorum.

Türkiye’den official blogger olarak davet edildiğim etkinliğe yoğunluk olmazsa katılmayı planlıyorum. Henüz iki aydan fazla zaman olduğu için şimdilik biraz erken sayılabilir, fakat başkalarının ilgisini çekebileceğini düşünerek blogumda yer vermek istedim. Markaların sosyal medya kullanımı, online pazarlama ve PR üzerinde bu aralar yoğun olarak çalışıyorum ve bu etkinlik de Avrupa’nın bu konudaki sayılı etkinliklerinden bir tanesi olacak. 15-16 Mart’ta Londra’da olmayı planlayan varsa haberleşelim.

leweb-logoGeçtiğimiz hafta boyunca Twitter hesabımdan takip ettiyseniz eğer, Paris’te Le Web organizasyonundaydım. Kısaca Avrupa’nın en büyük dijital sektör etkinliği diyebiliriz. Seminerler, fuar alanı ve StartupCompetition’ı içeriyor. Bu sene facebook developer garage da mevcuttu.

Etkinlik sonrası izlenimlerimi kapsamlı bir yazı ile Webrazzi üzerinden yayımladım. Buraya tıklayıp okuyabilirsiniz.

Yazı kişisel blogum dışında yayımlanmış olduğu için buraya böyle bir not düşmeyi uygun gördüm, farklı kaynaklardan buraya ulaşanlar da yazıdan istifade edebilsinler diye.

Etkinlikten birkaç kare de fotoğraf ekliyorum. Fotoğrafların bazıları bana aitken diğerleri flickr’dan alınmıştır.

leweb13leweb10bleweb5

leweb-buyukfoto-2leweb-buyukfoto-7lemeursleweb11

Bu yazım digitalage dergisi Ocak 2010 sayısında ve webrazzi‘de yayımlanmıştır.

Avrupa’nın internet ve mobil teknolojiler üzerine odaklanmış en büyük etkinliği LeWeb iki gündür Fransa’nın Paris şehrinde tüm hızıyla devam ediyor. Ben de bu etkinliğe Türkiye’den katılan birkaç kişiden birisi olma şansını yakaladım. LeWeb’in Avrupa’da düzenlenen ve dijital sektöre odaklanmış benzer etkinliklere göre en kalabalık ve kapsamlı organizasyon olduğunu söyleyebilirim. Ana salonda bulunan sunum ve oturumlara ek olarak büyük fuar alanları, workshop odaları, basın odası, atıştırma noktaları ve daha birç̧ok ufak ayrıntı organizasyona renk kattı. Startup Competition da etkinlik iç̧inde ayrı bir etkinlik olarak en ilgi çekici kısımlardan birisiydi.

LeWeb’in kapsamını incelediğ̆imizde organizasyon genel olarak giriş̧imcileri, dijital sektoörden iş̧birliğ̆i olanakları arayan firmaları ve iş̧ adamlarını ilgilendiriyor, ve konuş̧macıları dinleyip networking olanaklarını değerlendirmek isteyen insanları biraraya getiriyor.

Bu seneki organizasyonun ana konu baş̧lığ̆ı “real time web” olarak seç̧ilmiş̧ti. Twitter’ın, Facebook’un ve en son da Google’ın bu konu üzerine ç̧alış̧malar yaptığ̆ı düşünülürse 2009’un en popüler temalarından birisi olarak doğru bir seçim yapılmış olduğunu söyleyebiliriz. Etkinliğe dünyanın 50 farklı ülkesinden 2300 sektör profesyoneli katılım gösterdi. Buna ek olarak dijital sektöre ilgi gösteren 200 öğrenci fikir edinmeleri, sunumları ve oturumları dinlemeleri ve bilgi edinmeleri için özel olarak davet edildi.

Bienvenue à Paris

Etkinliğin başından sonuna kadar yapılan ikramlarda Fransız stili ağırlığını hissettirdi. Kruvasanlar ile başlayan etkinlik etli ekmek, jambon ve Fransız peyniri gibi ikramlar ile sürdü. Organizasyonun kalan diğer ayrıntıları ise küresel tarza uygundu. Ana salonun sağına ve soluna kurulmuş dev ekranlardan organizasyon ile ilgili akan tweet’ler ilgi çekiciydi. Twitter’a girip #leweb ve #leweb09hashtag’leri ile organizasyon sırasında yazılanları okuyabilirsiniz.

LeWeb’in açılışını organizatörler Loic & Geraldine Le Meur yaptı. Loic Le Meur farklı projeleri bulunan Fransız bir girişimci ve blogger. Le Meur açılış konuşmasında bu kadar insanı bir araya toplayan dijital ekosistemi övdü ve katılımcıların arasında dijital dünyada satın almalardan yatırımlara kadar her türlü olaya etki edebilecek insanlar bulunduğundan bahsetti. Günümüzün popüler sektörel gelişmeleri olarak mobil teknolojilerin gelişmesinden ve iTunes üzerinden para kazanmaktan dem vurdu, ve geleceğin büyük olayı olarak GeoLocation sistemlerini örnek verdi.

Açılış konuşmasının hemen sonrasında Le Meur’ların ve organizasyonun ilk konuğu ve konuşmacısı olarak Twitter’ın yaratıcısı Jack Dorsey sahneye alındı. Dorsey ilk önce Twitter’dan bahsetti ve sistemin başarısının kullanıcıların katılımlarından kaynaklandığını anlattı. Retweeting, hashtag gibi özelliklerin hep kullanıcıların istekleri üzerine oluşturulduğunu ve Twitter’ın bu dinamizmi ve güncellemeleri sayesinde insanların hayatında yer bulduğunu söyledi. Sonra da yeni projesiSquare’i anlattı. Dorsey’in bu yeni projesi cep telefonlarına entegre edilen küçük bir cihaz sayesinde kredi kartı ödemesi yapılmasını sağlıyor ve şu anda Amerika’da beta aşamasında.

Twitter’ın kurucusu dışında sunum yapmak için veya konuşmak için sahneye çıkan önemli isimler arasında YouTube kurucusu Chad Hurley, MySpace operasyon yöneticisi Mike Jones, Techcrunch editörü Michael Arrington ve sosyal medyanın tanınan isimleri Robert Scoble ve Chris Brogan da vardı. Halihazırda bilinen ve popüler servisler hizmetlerini nasıl geliştireceklerini anlatırken, taze startuplar hangi konuda iddialı olduklarına dair demeçler verip kendilerini göstermeye çalıştılar. Sosyal medyacılar ise etki alanlarını nasıl kullandıklarından, online dünyadaki etkilerini somut verilere nasıl dönüştürdüklerinden bahsettiler.

Workshop odalarında neler oldu?

Seminer ve sunumların dışarısında bazı odalar workshop çalışmaları için ayrılmıştı. Google, Facebook, Twitter ve Nokia gibi farklı hizmetler veren fakat yenilikçi teknolojiler üzerinde buluşan firmaların yetkilileri sektörden isimler ile servislerinin çeşitli özelliklerini paylaştılar. Twitter API’si ile gelecekte nelerin yapılabileceğini uygulama geliştiriciler ile paylaşırken, Google kendisine ayrılmış odada henüz başlattıkları yenilikçi servislerden şu ana kadar büyük popülerliğe ulaşmış klasik servislerine kadar oldukça kapsamlı bir şekilde gün boyunca oturumlar düzenledi.

En ilgi çekici workshoplardan birisi Facebook Developer Garage oldu. Facebook’un ürün geliştirme kadrosundan isimler şu ana kadar ortaya konulmuş başarılı uygulama örneklerini ve sürekli geliştirilen APIler ile daha fazlasının nasıl ortaya konulabileceğini paylaştılar.

Fuar Alanı ve Kurumsal Partnerler

Yapılan sunumlar ve oturumlar dışında ilgi çeken kısım bir katın tamamının kurumsal firmalara ayrılmış olması oldu. Zamanımın bir kısmını bu firmaların tanıttığı güncel ürünleri hakkında bilgi almaya ayırdım. Fuar alanında görüştüğüm ve dikkatimi çeken en önemli firmalar bir odanın neredeyse tamamını kaplayan standı ve kalabalık ekibi ile PayPal mobil internet alanında geliştirdiği yeni ürününü ve platformunu tanıtan Nokia ve BizSpark projesi ile Microsoft oldu.

PayPal yetkilileri ile yaptığım görüşmede Türkiye pazarına yönelik çalışmaların devam ettiğini ve tam uyumlu versiyonun yakında hayata geçeceği bilgisini aldım.

Nokia yazılımcılara açık platformunu tanıtıyordu, bir yandan da odak noktası olarak n900 modeli standda bulunuyordu. Piyasaya soktukları bu yeni cihazda iPhone’da olmayan
özellikler olarak multitasking özelliği ve tam teşekküllü bir klavye göze çarpıyordu. Nokia bu organizasyonda motto olarak “driving mobile innovation”’ı kullandı.

Bu iki firma dışında Microsoft Batı Avrupa İş Geliştirme Sorumlusu ile görüşme fırsatı buldum ve kendisinden BizSpark programının gidişatı hakkında bazı bilgiler aldım. Anlattığına göre şu ana kadar Avrupa çapında 5000’den fazla startup’a ücretsiz yazılım ve platform desteği sağlanmış. BizSpark programında halka açık olmayan ve 1 milyon dolardan daha düşük değeri olan startuplar destekleniyor. Doğu Avrupa’dan yaklaşık 2000 firma katılımcıymış, ayrıca 350 kadar da network partneri programı desteklemiş. Network partnerleri programa katılan firmaları maddi olarak destekleyebilen yatırımcılardan ve büyük teknoloji firmalarından oluşuyormuş.

Bu tür etkinlikler ülkemizde yeni yeni gelişen dijital sektörün dünya çapında nasıl işlediği, sunulduğu ve organize edildiği konusunda muazzam örnekler oluyorlar. LeWeb, Paris belediyesinin düzenlediği açılış partisinden basın mensuplarının ve bloggerların katıldığı kokteyline ve bitiş etkinliğine kadar üzerinde titizlikle çalışılmış son derece profesyonel bir etkinlikti. Silikon Vadisi’nden Uzak Doğu’ya kadar dünyanın dört bir yanından katılım gösteren konuşmacılar, katılımcılar, ve her türlü ufak ayrıntısıyla organizasyondan son derece memnun kaldığımı söyleyebilirim. Ayrıntılara www.leweb.net adresinden ulaşabilirsiniz.

youtubeyasagiBugün Akşam Gazetesi‘nin pazar ekinde Selin Özavcı imzasıyla yayımlanan haberde 1,5 senedir devam eden YouTube yasağının sonunda AİHM’ye taşınması ve Anaposta uygulaması üzerine görüşlerim yayımlandı. Bloguma da eklemek istedim. “Bir video için tüm Türkiye’yi cezalandırıyoruz” başlıklı haberin tamamına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Konu hakkında görüşlerimi şu şekilde paylaşmıştım:

“Sivilleşme çabaları ve demokratikleşme hareketleri bir süredir ülkemizin gündeminden düşmeyen konu başlıkları. YouTube davasının 1,5 senedir sivil irade ve devlet işbirliği ile çözülememiş olması ve AİHM’ye taşınması daha atmamız gereken çok adım olduğunu gösteriyor. Bürokrasi problemi, vurdumduymazlık, veya adını ne koyarsak koyalım ortada ciddi bir problem var, bu dava bu problemi gündeme taşıyacaktır ve çözüm yolunda etkili olacaktır diye umuyorum. Fakat keşke dışarıya yansımadan kendi içimizde çözebilseydik bu problemleri.

Anaposta uygulamasının e-postalar üzerinden yürüyen bilgi akışını merkezi otorite altına alma amaçlı olduğu çok net. Hem teoride hem de pratikte uygulanması imkansız ve uygulamaya alınmaya çalışıldığında çok tepki göreceği açık. Devlet kurumlarının bu tip temelsiz uygulamalara kalkışmak yerine internetin doğasını kavramış ve bu işte uzmanlaşmış kişi ve kurumların işbirliği ile hareket etmesi gerekir.”

Birkaç hafta önce katılmış olduğum Webit‘te sunumlar ve workshoplar Web TV üzerinden yayınlanmak üzere kayıt ediliyordu. Bu sırada etkinliğe katılan konuşmacılar ile de çeşitli röportajlar yapılıyordu. Tahminimce Türkiye’den katılıp organizasyonda büyük bir medya firmasını ve yayıncıyı temsil etmeyen ve tarafsız bir duruş sergileyebilecek, ek olarak sektörel & profesyonel blogu bulunan ve yazılı basında da sektörel yazılar yazan tek isim olduğum için benimle de Türkiye pazarının güncel durumu ve geleceği üzerine bir röportaj yapmak istediler.

Röportajda Türkiye internetinden güncel bilgiler & rakamlar vermek ve Türk internet kullanıcısının en fazla kullandığı servisleri özetlemek üzere ufak bir araştırma yaptım. Röportaj artık Web TV üzerinden yayınlanmış olduğuna göre (izlemek için buraya tıklayın) bu almış olduğum notları blogum üzerinden paylaşabilir ve kayıt altına alabilirim diye düşündüm.

Birçok farklı kaynaktan derlemiş olduğum bu bilgilerin %100 doğruluğu konusunda garanti veremiyorum. Kimisi 1-2 sene önceki rakamların üzerine kendimce yaptığım eklemeler ile ortaya çıkmıştır, kimisi ise profesyonel kurumlar tarafından yapılan araştırmalardan derlenmiştir. Umarım işinize yararlar:

Türkiye Gayrıresmi İnternet Raporu (2009)

  • Türkiye Avrupa’da 7. en büyük internet pazarı (kullanıcı sayısı olarak)
  • 28 milyon internet kullanıcısı olduğu tahmin ediliyor. Evlerinden düzenli olarak internet kullanan 17 milyon kişi var.
  • İnternet penetrasyonu %40 seviyelerinde
  • Comscore araştırmasına göre aylık ortalama 32 saat internet kullanıyor Türkler, ve bu Avrupa’da en yüksek rakam.
  • Türklerin en çok kullandığı servisler sırasıyla: anlık mesajlaşma, sosyal ağlar, oyunlar, e-posta, haberler, multimedya & video, arama, e-ticaret
  • Dünya’da en kalabalık 11. internet nüfusuyuz.
  • Tahminen 9 milyar dolar e-ticaret hacmi var.
  • 200 milyon dolar online reklam harcaması yapılıyor.
  • İnternet kullanıcılarının %45′i 16-24 yaş arasında.
  • Türkiye’de internet kullananların %70 i en az bir defa internetten alışveriş yapmış.
  • İnternet üzerinden en çok satın alınan ürünler: teknoloji ürünleri, seyahat ve leisure (hobi vb.)
  • Türkiye’de 50 milyon kredi kartı var.
  • Şu ana kadar en çok büyüme gösteren internet projeleri e-ticaret, matchmaking, sosyal ağlar, portaller, bankacılık ve ödeme uygulamaları çok gelişmiş, alternatif bol.
  • Son 4 senedir yabancı firmalar Türkiye’de ofis açıyorlar ve önemli satın almalar & işbirlikleri yaşandı. Bunların sayısında da önemli artış yaşanacak.

Eklemeleriniz veya güncellemeleriniz olursa iletişim kısmından gönderin lütfen.

oklogoYouthRep ortaklığıyla birlikte Ortakantin‘de işler oldukça hızlı ilerlemeye başladı. Yeni bir ofisimiz, yeni ekip arkadaşlarımız var. Yaratıcı ekibimiz harıl harıl yeni tasarımlar üzerine çalışıyor, yeni özellikleri ve arayüzü ile yeni ortakantin’in ilk versiyonunun lansmanını 2010 ocak ayında yapacağız. Bu arada sitenin altyapısı da elden geçiriliyor ve optimize ediliyor.

Bugün veritabanı üzerinde çalışırken herkesin ilgisini çekebileceğini düşündüğüm bir istatistiği derledim: 2005′ten beri ortakantin forumunda en fazla aratılmış olan sözcükler. Sadece üniversitelilere özel bir platformda/sosyal ağ sitesinde hangi sözcüklerin aratıldığı bu tür sitelerdeki kullanıcıların davranış türlerini tanımlamak için iyi bir örnek olacaktır.

ortakantin-aramalarEn çok aratılan 35 “keyword” arasından dikkatimi çekenler:

Sitede çok fazla mesaj almış ve birçok kullanıcının takip ettiği forum başlıkları ve anketler en çok aratılanların başında geliyor. (En çok aratılmış sözcük olan “boşluk” sitenin en fazla mesaj almış olan başlığı, kullanıcılar o başlığa akıllarına ne gelirse yazıyorlar, bir konu sınırlaması yok. Bir ara düzenli olarak hazırlamış olduğumuz anketler de en çok aranan ikinci sırada.)

Site içi dinamikler kullanıcıların yaptığı aramayı oldukça fazla etkiliyor. Sitede popüler olan üyelerin takma isimleri de en çok arananlar arasında. (glikoz, luteus, bigbang gibi listede görüp anlam veremediğiniz sözcükler aslında kantinde çok vakit geçiren bazı arkadaşlarımızın takma isimleri:) ). Ortakantin evlendirme dairesi de üyeleri kaynaştıran bir sosyal grup, ve en çok arananlar arasında.

Sitemizin kitlesi olan üniversitelilerin ihtiyaç duyabildiği ve ilgisini çeken konular olan erasmus, ev arkadaşı, bilkent, odtü gibi keywordler de üst sıralarda.

Üniversite kitlesinin en çok aradığı ve onları en çok eğlendiren sözcükler de sırasıyla: MSN, aşk, youtube (!), lost, sevgili, seks, video, film, geyik, oyun, şarkı.

Sitede en çok aratılan şehirler sırasıyla Ankara, İstanbul ve İzmir (Ankara’da çok sadık bir kullanıcı kitlemiz olduğunu ilk senelerden beri takip ediyoruz.) Galatasaray, Fenerbahçe’den çok aratılmış :) Beşiktaş listeye girememiş.

Ekte yüklediğim tam listeyi incelemenizi tavsiye ederim. Aklın yolu bir: Üniversiteliler temel ihtiyaçlarını gidermek, sosyalleşmek ve eğlenmek istiyorlar. En azından ortakantin’de bu böyle.