laptop_skin_money_aGeçen hafta düzenlenen Etohum Haftasonu Etkinliği‘nde dikkatimi çeken ve birkaç gün önce katıldığım Webrazzi Gündem toplantısında farklı bir noktadan tekrar aklıma gelen bir konu var: Türkiye internetiyle ilgili bir etkinlik, toplantı olduğunda, makale hazırlandığında yemeksepeti ve gittigidiyor mutlaka baş roldedir, ve bu projelerin ne kadar küçük sermayeler ile ne kadar büyük başarılar kazandığından bahsedilir. Bu beş sene önce de böyleydi, bugün de hala böyle. Bu iki proje de inanılmaz başarılı projeler, ve harika işler çıkartıyorlar, benim aklıma takılan işin farklı bir yönü: Neden 2008 senesinde olmamıza rağmen bu iki proje dışında -belki yonja ve cember.net eklenebilir- içimizden farklı başarı öyküleri çıkartamıyoruz?

Yemeksepeti insanın çok temel bir ihtiyacına cevap veren bir hizmet sunuyor, pazara ilk girmenin avantajını çok iyi bir şekilde kullanıp sermayesini kat kat arttırmış ve harika bir başarı öyküsü ortaya koymuş. Benzer şekilde gittigidiyor e-ticaret’teki potansiyeli önceden sezip pazara sağlam bir giriş yaparak ikinci el meraklılarının anahtar ürünlerini kendi platformuna bağlayarak rakipsiz bir pazar yeri haline gelmiş. Peki ya bu tür temel ihtiyaçlar pazarda hala mevcut mu? Birkaç sene sonra bu firmaların yanına benzer bir hikaye daha ekleyebilecek miyiz?

İnternetten bahsedildiğinde sektörün sunduğu en büyük fırsatın çok küçük yatırımlar ile büyük işler yapma potansiyeli olduğundan bahsedilir. Bu kesinlikle doğru, fakat artık internet o ilk zamanlarındaki gibi iki arkadaşın oturup bir sayfa hazırlayıp ilgililere sunarak rüya gibi bir başarı öyküsü yazabileceği boşluklara sahip değil sanki. Bu gelişmiş ülkelerde zaten bir süredir böyleydi, artık Türkiye’de de pasta büyüdü ve rekabet arttı. İnternet sektörüne yapılan yatırımlar fazlalaştı, farklı sektörlerde iş yapıp çevrimiçi mecrada da yer alan firma sayısı arttı ve internete odaklı iş yapan ekip sayısı çoğaldı.

Çok duyduğumuz hikayelerden olan okulu bırakıp bir internet şirketi kuran ve milyonları bulan iki arkadaş rüyasını yaşamayı zorlaştıran başka faktörler de var: İnternet üzerinde iş yapmak için gereken minimum bilgi birikimi gittikçe fazlalaşıyor. Artık küresel projeler çok daha kullanılabilir şekilde programlanıyor, optimize ediliyor ve yerel dilinizde hizmete girip sizinle rekabet edebiliyorlar. Facebook’un her tıkladığınız yerinde farkına varabileceğiniz ve hayranlıkla karşıladığınız ince detayları programlamak için kimbilir kaç adam/saat harcanıyor, hiç düşündünüz mü?

Peki ya bağlantı hızlarının artması ve işin içine videonun, televizyonun girmesi? Şu ana kadar merak içinde interneti kurcalayan, iletişim kuran, “chat”leşen ve karşındakinin bir tane fotoğrafını görmek için merakla bekleyen kitle artık kolayca video izleyebiliyor, film ve dizileri takip edebiliyor. Milyonluk prodüksiyonlar internet televizyonlarında yayınlanmaya başlıyor. Kısacası görsellik işin içine girdikçe basit bir servisle kullanıcının ilgisini çekmek daha da zorlaşıyor.

internet-millionaireBu yazdıklarımı aklıma getiren servis Webrazzi etkinliğinde Turkcell tarafından sunulan “lokasyon belirleme hizmeti” ve birkaç gün önce piyasaya sürülen Google’ın Latitude uygulaması oldu. Bir düşünelim, bu kadar büyük bir telekomünikasyon firması ile anlaşma zorunluluğu varken hangi birkaç kişilik ekip lokasyon bazlı bir sosyal ağ gerçekleştirebilirdi? Şu ana kadar bu şekilde gerçekleştirilen hangi uygulama başarılı oldu? Ve sonunda bu hizmeti sunmak neden Google’a kaldı?

Şu anda kendi projeleri ile şansını denemek isteyen ve ellerinde büyük bir sermaye veya büyük bir ekip bulunmayanlar için en uygun “ilk adım” yakın çevrelerinde saptayacakları küçük çaplı bir ihtiyacı giderecek niş bir servis üzerine çalışmalarıymış gibi görünüyor. İnternette neyin ne kadar tutacağı ve büyüyeceği belli olmaz ve mucizelere hazırlıklı olmak lazım mutlaka, fakat bu tür bir mucizeyi nasıl bir servis ne gibi bir verimlilik ile gerçekleştirebilecek, merakla bekliyorum.



Toplam : 2 Yorum var

    Ufuk Kılıç Şubat 7th, 2009 at 1:33 pm

    Projelerde artık küresel gelişim boyutunu yansıtmak gerekir. İçinde bulunduğumuz internet sektörünün önümüzdeki 3 yıl içerisinde sosyal medya projelerinde şirketler ve kurumlar için ortak nokta hemen hemen aynı “Business Wiki“ler ve şirket içi “Internal Wiki”ler.

    İşlerin ve organizasyonların yönetimi ile işletilmesinde çalışanların bir arada sağlayacakları bilgi alışverişleri ve oluşturulacak planlamalar kurumların satış/pazarlama gibi alanları için katma değer oluşturacak. Yine bunları sağlarken değişimi yatırımcıların sağladığı manevi misyon ayrıca maddi destekleri ile sağlayacaklardır.

    Dolasıyla küçük sermayeleri göz önüne alıp başarılı “olamam” gibi bir düşünceye kapılmamalı aksine onun yaratacağı bir etki olacaktır. Her zaman paylaşmaya özen gösteriyorum. Doğru analizler ile projelere başlanmalı. Vizyon en önemli husustur.

    Güzel paylaşımın için teşekkürler Vadi…

    Vefa Kayacı Şubat 10th, 2009 at 6:00 pm

    Evet. Donanımlı ekipleri toplayıp güçlü altyapılar kurabilen oluşumlar internete ağırlığını koydu gibi. “Business” erbablarının olaya el koyması gibi görüyorum biraz da. Bir projede yapılması gereken atomik parçacıkları biraraya getirmek için sanırım artık bir de internet mühendislerine ihtiyaç var. Ancak nedense “zeki kafadarlar” dönemi kapanıyor diyebilecek cesaretim gene de yok.

Yorumunuz:


  • February 7, 2009 at 9:25 pm Vadi Efe
    Cumartesi gecesini evde geçirenler için hazırladığım yazı, afiyetle okuyunuz efendim.
  • February 7, 2009 at 9:45 pm Taci Yalçın
    Abi müthişsin. Nescafe yapmak için üşeniyordum. Yazıya başlamadan yapıp geleyim :)
  • February 7, 2009 at 11:25 pm Ben gittim
    Ah Taci bu saatten sonra kahve içmemek için kasıyordum kendimi şimdi özendirdin. Yazıda güzel blogda güzel. Bu yazılar kahvesiz gitmez.

Add a comment on FriendFeed