İnternet odağından uzaklaşmadan, sektördeki gelişmeler, kullanmaktan keyif aldığım servisler ve edindiğim deneyimler çerçevesinde yazdığım kişisel blogumu keyifle okursunuz umarım...

RSS Linkedin Xing Facebook Friendfeed Hakkimda Twitter
Social Media World Forum


Sektör’ kategorisi arşivi

Sosyal medya pazarlaması ve sosyal medya iletişimi üzerine çalışmalar yapan kişilerin işine çok yarayacak bazı güncel rakamlar elime geçti, paylaşmak istedim. (Kaynak)

Facebook kullanıcılarının %50′den fazlası siteye her gün giriş yapıyormuş. Bu da günde 200 milyon kullanıcı ediyor.
Twitter’ın 75 milyon kullanıcısı var fakat bunların 15 milyon kadarı aktif kullanıcı.
Linkedin’in toplam kullanıcı sayısı 50 milyon. Avrupa’dan toplam 11 milyon üye var.
Flickr’da 4 milyardan fazla fotoğraf yüklü.
Günde 35 milyondan fazla kişi facebook’taki durum mesajını güncelliyor.
Wikipedia’da 14 milyondan fazla makale var.
2009′da facebook’ta kullanıcıların ortalama 120 arkadaşı varken bugün bu ortalama 130′a çıkmış.
Facebook kullanıcılarının 65 milyonu siteyi mobil olarak da ziyaret ediyormuş.
2009 sonlarında günlük yollanan ortalama Tweet sayısı 27.3 milyonmuş.
Facebook kullanıcılarının %70′i ABD dışından.
Bloggerların %70′i bloglarında kendi istekleriyle markalardan bahsediyorlarmış.
Bloggerların %38′i ürün tanıtımı yapıyor ve markalarla ilgili deneyimlerini bloglarında aktarıyor.
80.000′den fazla web sitesi sistemine Facebook Connect entegre etmiş. (Biz de şu anda ortakantin‘e entegre ediyoruz.)

youtubeyasagiBugün Akşam Gazetesi‘nin pazar ekinde Selin Özavcı imzasıyla yayımlanan haberde 1,5 senedir devam eden YouTube yasağının sonunda AİHM’ye taşınması ve Anaposta uygulaması üzerine görüşlerim yayımlandı. Bloguma da eklemek istedim. “Bir video için tüm Türkiye’yi cezalandırıyoruz” başlıklı haberin tamamına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Konu hakkında görüşlerimi şu şekilde paylaşmıştım:

“Sivilleşme çabaları ve demokratikleşme hareketleri bir süredir ülkemizin gündeminden düşmeyen konu başlıkları. YouTube davasının 1,5 senedir sivil irade ve devlet işbirliği ile çözülememiş olması ve AİHM’ye taşınması daha atmamız gereken çok adım olduğunu gösteriyor. Bürokrasi problemi, vurdumduymazlık, veya adını ne koyarsak koyalım ortada ciddi bir problem var, bu dava bu problemi gündeme taşıyacaktır ve çözüm yolunda etkili olacaktır diye umuyorum. Fakat keşke dışarıya yansımadan kendi içimizde çözebilseydik bu problemleri.

Anaposta uygulamasının e-postalar üzerinden yürüyen bilgi akışını merkezi otorite altına alma amaçlı olduğu çok net. Hem teoride hem de pratikte uygulanması imkansız ve uygulamaya alınmaya çalışıldığında çok tepki göreceği açık. Devlet kurumlarının bu tip temelsiz uygulamalara kalkışmak yerine internetin doğasını kavramış ve bu işte uzmanlaşmış kişi ve kurumların işbirliği ile hareket etmesi gerekir.”

Birkaç hafta önce katılmış olduğum Webit‘te sunumlar ve workshoplar Web TV üzerinden yayınlanmak üzere kayıt ediliyordu. Bu sırada etkinliğe katılan konuşmacılar ile de çeşitli röportajlar yapılıyordu. Tahminimce Türkiye’den katılıp organizasyonda büyük bir medya firmasını ve yayıncıyı temsil etmeyen ve tarafsız bir duruş sergileyebilecek, ek olarak sektörel & profesyonel blogu bulunan ve yazılı basında da sektörel yazılar yazan tek isim olduğum için benimle de Türkiye pazarının güncel durumu ve geleceği üzerine bir röportaj yapmak istediler.

Röportajda Türkiye internetinden güncel bilgiler & rakamlar vermek ve Türk internet kullanıcısının en fazla kullandığı servisleri özetlemek üzere ufak bir araştırma yaptım. Röportaj artık Web TV üzerinden yayınlanmış olduğuna göre (izlemek için buraya tıklayın) bu almış olduğum notları blogum üzerinden paylaşabilir ve kayıt altına alabilirim diye düşündüm.

Birçok farklı kaynaktan derlemiş olduğum bu bilgilerin %100 doğruluğu konusunda garanti veremiyorum. Kimisi 1-2 sene önceki rakamların üzerine kendimce yaptığım eklemeler ile ortaya çıkmıştır, kimisi ise profesyonel kurumlar tarafından yapılan araştırmalardan derlenmiştir. Umarım işinize yararlar:

Türkiye Gayrıresmi İnternet Raporu (2009)

  • Türkiye Avrupa’da 7. en büyük internet pazarı (kullanıcı sayısı olarak)
  • 28 milyon internet kullanıcısı olduğu tahmin ediliyor. Evlerinden düzenli olarak internet kullanan 17 milyon kişi var.
  • İnternet penetrasyonu %40 seviyelerinde
  • Comscore araştırmasına göre aylık ortalama 32 saat internet kullanıyor Türkler, ve bu Avrupa’da en yüksek rakam.
  • Türklerin en çok kullandığı servisler sırasıyla: anlık mesajlaşma, sosyal ağlar, oyunlar, e-posta, haberler, multimedya & video, arama, e-ticaret
  • Dünya’da en kalabalık 11. internet nüfusuyuz.
  • Tahminen 9 milyar dolar e-ticaret hacmi var.
  • 200 milyon dolar online reklam harcaması yapılıyor.
  • İnternet kullanıcılarının %45′i 16-24 yaş arasında.
  • Türkiye’de internet kullananların %70 i en az bir defa internetten alışveriş yapmış.
  • İnternet üzerinden en çok satın alınan ürünler: teknoloji ürünleri, seyahat ve leisure (hobi vb.)
  • Türkiye’de 50 milyon kredi kartı var.
  • Şu ana kadar en çok büyüme gösteren internet projeleri e-ticaret, matchmaking, sosyal ağlar, portaller, bankacılık ve ödeme uygulamaları çok gelişmiş, alternatif bol.
  • Son 4 senedir yabancı firmalar Türkiye’de ofis açıyorlar ve önemli satın almalar & işbirlikleri yaşandı. Bunların sayısında da önemli artış yaşanacak.

Eklemeleriniz veya güncellemeleriniz olursa iletişim kısmından gönderin lütfen.

ofansif logoBirkaç ay önce sessiz sedasız bir şekilde hayata geçmiş olan futbol sosyal ağı & platformu Ofansif, Türkiye internetinde son zamanlarda beni heyecanlandıran birkaç projeden bir tanesi oldu. Uzun zamandır söylüyordum, bu kadar fazla futbolseverin yaşadığı bir ülkede neden taraftarlara yönelik bir sosyal ağ yok? diye. Vakit bulsam kendim bir şekilde futbol/spor bazlı bir projenin içerisinde olmak istiyordum. Çok yüksek bütçelere sahip olan futbol takımlarına bir şekilde ucu dokunacak olan bir projenin sonsuz ticari potansiyeli ve açılımı olduğuna inanıyorum. Sonunda birileri sesimi duydu sanırım.

Siteyi keşfettikten sonra biraz inceledim ve arkasında yetkin bir ekip olduğunu tahmin ettim. Güncel maç verilerinin kullanımından arkada komple bir futbolcu/takım veritabanı olmasına ve sistemin yazılışından farklı servislerle entegrasyonlara kadar çok ayrıntılı ve profesyonel bir iş çıkartılmıştı. Dün akşam Ofansif’in kurucuları ile tanışma ve sohbet etme şansına sahip oldum. (Murat Kahraman‘a çok teşekkürler.) Ve projenin çıkış öyküsünü, geleceğe yönelik planlarını dinledim.

Ofansif ekibinin kafasındaki format “mainstream” bir futbol platformu ve sosyal ağından çok öte: Taraftarlara hitap eden, futbol kültürünü geliştiren, futbolseverlerin kendilerini göstermelerini ve ifade etmelerini sağlayacak bir oluşum yaratmak istiyorlar. Site için halihazırda yayın yapan futbol konseptli haber siteleri ve futbolla bağlantılı yazılı/online yayınlarda bulunmayan özellikler geliştiriliyor. İstanbul dışı futbol takımlarının taraftarlarına kendilerini ifade olanağı sağlamak da misyonları içerisinde heyecan duydukları ayrıntılardan bir tanesi.

Zamanla çok ses getireceğini ve hem kullanım tecrübesi & yaygınlığı hem de ticari anlamda bir başarı hikayesi olacağını düşündüğüm bu siteye henüz göz atmadıysanız sizi buraya alalım.

ortakantin-yourthrep-logosYaklaşık bir hafta önce ilk olarak webrazzi’de çıkan haberi okumuşsunuzdur muhtemelen, 2005 senesinde üniversitede okurken yakın arkadaşım Volkan Biçer ile birlikte kurduğumuz ve ilerleyen zaman ile birlikte şirketleştirip profesyonel bir işletme haline getirdiğimiz üniversiteli sosyal ağı ortakantin‘e dünya çapında markalara gençlik iletişimi hizmeti veren Youth Republic ortak oldu. Bu ortaklık hakkında geçtiğimiz hafta boyunca birçok şey yazıldı & çizildi, farklı mecralarda da bu konuda haberler çıkmaya devam edecek, şimdiye kadar eksik olan kısım ise bu beraberliğin kimlerin katkısıyla ve ne şekilde oluştuğu idi.

Bu aralar ikinci dönemi başlayan etohum organizasyonunda girişimciler ve yatırımcılar aynı ortamda buluşma fırsatı buluyor. Biz bir etohum şirketi değildik ve sahneye çıkıp büyük kitlelere projemizi anlatmadık. Fakat elimizdeki projenin belli bir bilinirliği ve ticari değeri bulunuyordu. İlk paragrafta yazdığım üzere ortakantin de YouthRep de belli bir kitleye yönelik çalışmalar sürdürüyorlar ve bu ortaklığın bir sinerji doğuracağı kesin. Bu aşamada bizi etohum organizasyonu sektörde iyice bilinir bir konuma getirdi ve Burak Büyükdemir hocamızın da yardımıyla Youth Republic’in sahipleriyle tanışma ve görüşme fırsatı bulduk. Burak Hoca’ma (ben ona böyle hitap ediyorum, benim annem babam da emekli öğretmendir) buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

etohumKişisel bir blog tutmaya karar vermemde etohum’un katkısı olduğunu blogumun henüz ilk yazısında belirtmiştim. Bu yazı ile bir hatırlatma yapmış olayım, bu linkini verdiğim yazıyı yazdığımda henüz ortada ortaklık adına bir sözcük bile konuşulmamıştı. Fakat elinizde adamakıllı bir projeniz varsa, çalışıyorsanız, üretiyorsanız, ve yeni bağlantılar için imkanınız da varsa işinizi büyütmek kolaylaşıyor. İşinizi iyi yapmak, kime fayda sağlayabileceğinizi bilmek, ve onlara ulaşabilmek çok önemli.

couchsurfingBirkaç saat önce elime ulaşan e-posta’da internet & seyahat severler ve özellikle de biz İstanbul’lular için heyecan verici bir haber vardı ve hemen paylaşmak istedim.  Eski bir yazımda bahsetmiş olduğum “Hayatımı değiştiren iki internet sitesi”nden bir tanesi olan Couchsurfing, tam bir seneliğine İstanbul’a taşınıyor! Bu ne demek: İstanbul’da bir ekip kurulacak, bir sene boyunca dünyanın dört bir yanından gezginler CS İstanbul kolektifine gelip kalacaklar, şehrimizi gezecekler, burada birçok etkinlik düzenleyecekler, ve bunların hepsini internet kullanarak, couchsurfing.com üzerinden organize edecekler.

Dünya çapında bir internet projesi ve organizasyonda çalışmak isterseniz eğer İstanbul ofisinde istihdam edilecek birçok iş pozisyonu açık durumda şu anda: Buraya tıklayıp ulaşabileceğiniz pozisyonlar arasında web geliştirici, koordinatör, hatta şef bile var. Mutlaka göz atın derim.

İstanbul özellikle son birkaç senedir yabancılar arasında çok çok popüler, ve dünyanın “hip” şehirleri arasında. İstanbul’da yaşayan ve şehri görmeye gelen turist sayısında inanılmaz bir artış var. Couchsurfing’in de İstanbul’a renk  katacağı kesin.

Ekleme: CS tarafından gönderilen e-posta’daki metni paylaşıyorum

Our next Collective — will you be there?

CouchSurfing is pleased to announce the location of our newest Collective — Istanbul, Turkey!  We’ll be moving in and setting up shop in October.  Over the next 12 months, all CS volunteers will have the opportunity to live there, as well as at our headquarters in San Francisco, CA, USA.  Are you interested in traveling the world with us?  We’re now hiring for eight career positions that are compensated with travel, housing, and meals.

A CouchSurfing Collective is where our volunteers live and collaborate on projects.  BaseCamp, our permanent Collective and administrative center, is located in San Francisco.  Alongside this, we’re opening up Collectives in countries around the globe.  Collectives are central to our philosophy.  In exchange for their time and talent, volunteers are given the chance to travel the world.  Our unique model allows volunteers to spend extended amounts of time getting to know new countries and cities while collaborating with other bright and motivated people to create a better world.  From the first Collective in Montreal to the most recent one in Costa Rica, Collectives are one of the strongest benefits we offer to our staff.

We’d love to have you!  Our organization needs a variety of skill sets.

Birkaç gün önce tozlu dolaplardan çıkarttığım internet dergilerini şöyle bir karıştırmıştım. 1997 1999 seneleri arasında yayımlanan ve atmayıp saklamış olduğum bu dergilerden 12 tane enteresan reklamı/makaleyi fotoğrafladım, ve bazılarını FriendFeed hesabım üzerinden paylaştım. Kalan fotoğrafları da ekleyip tamamını tek bir yazıda derlemek istedim, aşağıda onlarca derginin içerisinden dikkatimi en çok çekmiş olan 12 fotoğrafı bulabilirsiniz. Kaynak olarak kullandığım yayınlar: AD .Net, Netshow, Aktüel dergisi İnternet eki, Milliyet Bilgisayar&İnternet eki, Star gazetesi internet eki “Startek”. Paylaştığım yazılardan bir tanesi M.Serdar Kuzuloğlu‘na, bir diğeri de Erdal Kaplanseren‘e ait. Benim aynı zamanlarda Netshow dergisine yazdığım bazı yazıları da blogumun arşiv bölümünde bulabilirsiniz.

IMG_0198IMG_0199IMG_0201IMG_0204

“Türkçe ilk portal” Mynet’in duyurusu, Doruknet’ten web&mail (!) hosting fiyatları, Turkcell’in web mesaj servisini yayına alması ve Hürriyet.com.tr’nin insan kaynakları platformu olarak kullanılması ilk dört örneğimiz.

IMG_0206IMG_0208IMG_0210IMG_0212

İkinci dört görüntü Türkiye internetinin belki de ilk fenomen sitesi zuxxi.com üzerine bir makale, Erdal Kaplanseren’den henüz zararları fark edilmediğinden (!) yasaklanmamış kumar siteleri üzerine bir tanıtım yazısı, zamanında büyük yatırımlar yapılmış olan Netbul.com reklamı, ve Serdar Kuzuloğlu’ndan HTML Öğreniyoruz köşesi.

IMG_0202IMG_0205IMG_0207IMG_0200

Yeni eklediğim görseller ise Veezy tanıtım ilanı, Milliyet.com.tr açılış duyurusu, Yahoo! hükümdarlığı nereye kadar? (son birkaç sene öncesine kadarmış sanırım, o zamanlar Google da patlamamış henüz) yazısı ve 200.000 (!) aylık sayfa gösterimi duyurusu.

Umarım hoşunuza giderler.

altinorumcekİki gün önce Altın Örümcek Web Ödülleri’nde lokalizasyon (yabancı bir ürünün yerli pazara göre uyarlanması) kategorisinde 2008 senesinin en iyi web sitesi olarak yerelleştirme operasyonunun yönetimini üstlenmiş olduğum sevenload seçildi. Altın Örümcek organizasyonu hakkında birçok farklı eleştiriler getirenler var, ben bu ödülü bir prestij ve yoğun çalışmalarımızın takdir edilmesi olarak görüyorum, birinci seçildiğimizde sevindim açıkçası, üstelik HSBC ve Fiat gibi Türkiye operasyonlarının arkasında büyük dijital ajanslar bulunan küresel markaların önüne geçerek başardık bunu. Bu takdiri de en çok üstüme ben alındım, çünkü com.tr sayfasının launch edilmesinden yerli kanalların oluşturulmasına, web tv anlaşmalarından tasarım ekibinin yön etilmesine, ve hatta Almanca-Türkçe çevirilerin kontrol edilip düzenlenmesine kadar işler benim kontrolümden geçti.

lokalizasyonGeçen sene yaz sonunda Aachen’dan Köln’e taşınıp sevenload merkez ofisinde Türkiye operasyonu için çalışmaya başladığımda aklımdaki ilk şey ürünü Türkiye’ye uygun hale nasıl getireceğimizdi. Çünkü bir ürün teknik altyapı veya arabirim olarak ne kadar kaliteli olursa olsun yerel pazardaki kullanıcıya hitap etmiyorsa orada etkili bir komünite oluşturmak mümkün olmuyor. Bunun için ilk olarak var olan ürünün kullanıcı ile nasıl iletişim kurduğunu kontrol etmek gerekiyordu, öncelikli olarak en küçük hata mesajlarına kadar sitenin dilini tamamen yeniledik. Bunun dışında, Türk kullanıcısına hitap edecek video yayınlarını, en çok talep görenleri en önde sunacak şekilde düzenleyip minimum zamanda maksimum farklı zevke hitap edebilecek şekilde birçok farklı web tv anlaşması yaptık. Kendi komünitesine sahip online mecrada var olan ya da olmayan birçok prodüksiyona sevenload üzerinden özel birer kanal açıp kullanıcılarımıza yayınladık.

Bu süreçte yayına aldığımız kanalların prodüksiyon sahibini kendi dilinden anlatmasına, ilk izlenim, tasarım ve içerik olarak, hatta metin yazımına kadar bütün ayrıntıları ile yetkin bir şekilde hazırlanmasına dikkat ettim.

İlk aklıma gelenler bunlar oldu, çalışmalarımızı beğenen ve bizi birinciliğe layık görenlere teşekkür ederim. Altın Örümcek ödüllerinin tam listesine ulaşmak için buraya tıklayın.