İnternet odağından uzaklaşmadan, sektördeki gelişmeler, kullanmaktan keyif aldığım servisler ve edindiğim deneyimler çerçevesinde yazdığım kişisel blogumu keyifle okursunuz umarım...

RSS Linkedin Xing Facebook Hakkimda Twitter

Gözlem’ kategorisi arşivi

tonlakazanBirkaç gündür İzmit’teyim. Ailemi ziyaret ettim ve evden çalışıp biraz da dinlendim. İşin ilginç ve size bahsedeceğim yanı ise eve geldiğim ilk akşam annemin benden enteresan bir istekte bulunması. Annem benden onun “cep telefonuna yaptığım şeyi” babamın telefonuna da yapmamı istedi. Ne mi bu şey? Telefon zili olarak Tonlakazan‘dan bir reklam müziği yüklemek.

Elektronik aletlerle çok haşır neşit olmayan, belki de olamayan oldukça büyük bir kitle -orta yaşlılar ve üstü- cep telefonlarını rahatlıkla kullanıyor. Telefonlaşıyor, mesajlaşıyor, üst üste iki nokta ve parantezi yan yana koyup gülücük bile yolluyorlar. Birkaç hafta önce annemin ilgisini çeker, kontür kazanınca sevinir, bir de üstüne arkadaşlarını şaşırtır diye Tonlakazan’dan bir melodi seçip telefonuna yükledim. Birisi onu aradığında müzik dinleteceğini, kontör kazanmak için 5 saniye bekleyip sonra açması gerektiğini de anlattım. Bu oyuncağın bu kadar ilgisini çekeceğini tahmin etmemiştim! Artık yeni bir sorumluluğum var: Haftada bir kez annemin cep telefonuna yeni bir reklam melodisi yüklemek. SMS yollayıp hatırlatıyor her defasında, çünkü kendisi internet kullanıp yükleyemiyor. Bir de geçtiğimiz ay 40 küsür kontör kazanıp arkadaşlarının da ilgisini çok çektiğini görünce muhtemelen aynısını babam için de yapmamı söyledi. Neyse ki babam cep telefonu kullanmaya o kadar meraklı değil de sorumluluğum iki katına çıkmadı.

Tonlakazan’ı benim kullanmaya başlamam da aradığım arkadaşımın telefon zilinde reklam dinlettiğini duymam ile oldu. Yeni servislere meraklı birisi olarak nasıl yaptığını sorup kendim de yüklemiştim. Bana sorarsanız insanların kulağına dayayıp mecburen dinlediği cep telefonu zilinin üzerine reklam konulmuş olması çok başarılı. Çok cüretkar bir servis, bir o kadar da havalı. Telefon çalma sesi yıllardır aynıdır, en fazla tonu değişir, fakat içine müzik eklemek, ve bunu reklam mecrasına dönüştürmek, kesinlikle harika bir fikir! Üstelik 7′den 70′e her tip kullanıcıyı etkileyecek, ilgi çekecek, ve kendi kendini yayacak özellikleri mevcut.

Bu özellikleri sadece ben fark etmemiş olmalıyım ki, Tonlakazan Global Mobile Awards 2009‘da “En İyi Mobil Reklam Servisi” dalında finale kalmış. 4Play ekibine ve servisin başarısında emeği geçen diğer herkese kocaman tebrikler.

davidBaşlıkta tek cümle dedim ama aslında iki cümle varmış, David Bowie‘nin Twitter hesabında yazdığı tek mesajında. Bundan iki hafta önce, 5 Ocak tarihinde “davidbowie” kullanıcı adı ile ve Bowie’nin fotoğrafı kullanılarak şu mesaj yazılmış: “Karlı Berlin’den selamlar! Yeni materyaller üzerine çalışıyorum!”

Ben bu mesajı birkaç dakika önce Twitter hesabımdan beni takibe alan Fransız bir kullanıcının yazdıklarını incelerken keşfettim. Bir müziksever -Bowie’yi sevmem daha önemli aslında burada- olarak hemen tıkladım ve baktım, Bowie neler yazmış diye. O tek mesajı görünce hayal kırıklığına uğradım tabii. Fakat Bowie’yi takip eden 1419 kişiyi görünce “vay be!” dedim. İşte sosyal medya etkisi, işte Twitter… Yaklaşık 1500 kişi, orada yazan kişinin David Bowie olduğundan emin bile olmadan onu takibe alıyor, belki ilerde yeni bir şeyler daha yazar da okurum diye. Belki de Bowie bir “update” yaptıktan iki dakika sonra ona “reply” yapmak, yani yazdığı mesajına cevap atmaktan duyacakları haz için bunu yapıyorlar. İşte burada sosyal medyanın sihrini görüyoruz. Karşınızda rock efsanesi koskoca David Bowie var, ve biliyorsunuz ki o da bilgisayar başında, ve sizin yazdığınız mesajı okuyacak. Hatta belki de size cevap atacak.

David Bowie - Berlin yıllarıPeki bu etki nasıl oluşmuş? Bunu biraz araştırdım: Öncelikle David Bowie’nin resmi web sitesine baktım, herhangi bir açıklama yazılmış veya bağlantı verilmiş mi diye. Herhangi bir bilgi bulamadım. Sonrasında david bowie + twitter şeklinde yaptığım aramalarda birkaç tane farklı blogda çıkan habere ulaştım. Bu haberler Bowie’nin yazdığı yorumdan 17 gün sonra, yani 22 ve 23 ocak tarihlerinde yayınlanmış, muhtemelen bu şekilde Bowie’nin takipçi sayısı patlama yapmış.

Bloglarda çıkan haberlerde verilen en kritik bilgi, Bowie’nin şu ana kadar en başarılı albümlerinden üç tanesini, “Heroes” , “Low” ve “Lodger” albümlerini Berlin’de kaydetmiş olduğu bilgisi. Bu bilgi davidbowie adlı twitter kullanıcısının Bowie olup olmadığını doğrulamıyor ama mantıklı bir strateji ile internet üzerinde nasıl pazarlama yapabileceğimizi ve takipçi oluşturabileceğimizi bize gösteriyor. Bowie’nin Berlin’de bulunması, yeni bir albüm üzerinde çalıştığını söylemesi, ve bu cümlenin o’nun daha önce aynı şehirde başarılı albümler çıkardığını bilen ve bunun tekrarlanması ihtimali üzerine heyecanlanan fanları tarafından okunması patlayıcı etkiyi yaratıyor. Kısacası, internet üzerinde kurduğunuz iletişimde oynadığınız kartlar doğruysa, taşlar yerli yerindeyse yaptığınız etki de o derece artıyor.