İnternet odağından uzaklaşmadan, sektördeki gelişmeler, kullanmaktan keyif aldığım servisler ve edindiğim deneyimler çerçevesinde yazdığım kişisel blogumu keyifle okursunuz umarım...

RSS Linkedin Xing Facebook Hakkimda Twitter

Etkinlik’ kategorisi arşivi

bizibozmazBugün (birkaç saat önce) bizibozmaz.com‘un açılış (aslında bir ay önce açılmışlar fakat partiyi bugün verdiler) partisine katıldım. Bu proje özellikle ilgimi çekiyordu çünkü kurucu ekibinde FHM, Four Four Two gibi dergilerde yayın yönetmenliği ve birçok popüler gazetede köşe yazarlığı yapmış Mansur Forutan bulunuyordu. Bu konuda geleneksel medyadan gelen popüler bir simanın blogculuğa merak salması en çok ilgimi çeken unsur.

Bizibozmaz kendini şöyle tanımlıyor: “Bizibozmaz; bir popüler ve şehir kültürü blog’udur, gerçek ve dijital evrende görüp beğendiklerimizi işleyip sizlerle paylaşır, sanattan tasarıma, teknolojiden dijitale, müzikten afişe, grafikten popüler bilime, popüler tarihten spora, oyundan etkinliğe kadar yaratıcılık ihtiva eden ne varsa gözünüzün içine sokar.”

Mansur Forutan’den partide proje ile ilgili bilgi alma fırsatı buldum. Gazetecilikten blogculuğa geçişinde onu etkileyen faktörler neler olmuştu? bunları sordum. Samimi yanıtlar verdi: Geleneksel medyada kendini ifade konusunda sınırlar bulunduğunu, internet üzerinde sınırsızca hareket edilebildiğini ve istediğiniz her konuda istediğiniz kadar yazıp çizebileceğinizi ve bunun çekiciliğini anlattı. Bunun dışında, düşük maliyetlerin sağladığı kolaylıklardan ve küçük bir ekip ile kendilerine ait bir proje ortaya koyabilmenin hazzından bahsetti. İnternet üzerinden zengin medya imkanlarını kullanıp animasyon, video ve kısa zamanda çok bilgi ve bağlantı sağlayabilme imkanı da hoşuna gitmişti. Blog yazmaya onu iten faktörün son zamanlarda bloglardan çok bahsedilmesi ve blogların daha çok dikkat çekmeye başlaması olduğunu söyledi. İlgi çekici bulduğum bir nokta da geleneksel medya çalışanlarını interaktif mecrada çalışanlardan daha disiplinli bulduğunu söylemesiydi.

Bu kadar çok dalda aynı anda yazılıp çizilen bir blogun pazarlamasında konumlandırma sıkıntıları olabileceğini düşünüyorum. Fakat sıkı bağlantıları ve çevresi bulunan bir medyacının uzun vadede bu blogu bir markaya dönüştürme ve bundan ticari başarı sağlama imkanı bulunuyor. En azından profesyonel olarak yazmakla uğraşan bir ekibin internet üzerinden bu tür bir girişimde bulunması internetin her geçen gün daha çok ciddiye alınan bir platform olduğunu göze çarpıyor. Bu açıdan bu girişimin medyacılar arasında yenilikçi bir hareketi tetikleyeceğini umuyorum.

Ek: Partide Ahmet Hakan ve birkaç tanınmış gazeteci daha vardı. Kendisini örnek göstererek yazmış olduğum blog yazısı onlara ulaştı mı merak ettim, ek olarak onları bir internet sitesinin partisinde görmek hoşuma gitti. Duyduğuma göre bizibozmaz.com’a yazılarıyla katkıda bulunmuşlar. Bu arada parti dediğime bakmayın, Taksim’de bir cafede tanışma ve sohbet toplantısı tadında bir buluşmaydı, masalarda dans eden kızlar yoktu.

civicBugün Bilgi Üniversitesi’nde, santralistanbul’da “The Internet and new Participation Trends for Young People in Turkey and abroad” başlıklı civicweb seminerine katıldım. Sektörden kişilerin ve akademisyenlerin katılımıyla, belirtilen konu etrafında ve güncel olaylar üzerine gözlemler ve yorumlar dinlemeyi bekliyordum. Beklediğimin aksine, genel bir bilgilendirme toplantısı şeklinde geçti program. Dinleyicilerin çoğunluğu yabancıydı, onlara Türkiye internetinden örnek projeler sunuldu, kullanıcıların alışkanlıkları hakkında bilgi verildi.

Bu etkinliğe özel bir durum değil, uzun zamandır dikkatimi çeken bir konu, akademik dünyanın internetin hızı karşısında hantal kalması. Bu durumu akademik bir kurumun ve internet sektörünün kesiştiği her yerde gözlemledim neredeyse. Yurt içi veya yurt dışı fark etmeden, eğitim kurumu ne kadar prestijli olursa olsun genelde akademisyenler internet dünyasında olan biteni takip etmekte ağır kalıyorlar sanki. Bunu teknoloji-internet odaklı disiplinlerin diğer akademik disiplinlere göre çok daha hızlı gelişmesini, gün aşırı yaşanan yenilikleri ve değişimleri, ve bütün bu olanlara özel bir mesai ayırıp bunları takip etme zorluğuna bağlayabiliriz sanırım. Başı başına bir disiplin ve mesai isteyen akademisyenlik, internetin içinde yaşayan insanların interneti algılayışı karşısında ağır kalıyor. Bu durumu verilen bir derste kullanılan teknolojinin ne kadar eski olduğundan veya yapılan sunumlarda 3-5 sene öncesinin verilerinin kullanılmasından anlayabiliyoruz.

Yurt dışında üniversitelerin özel sektör ile yaptığı işbirlikleri ve öğrencilerin belli projelere bağlı olarak çalışma imkanları bulması, öğretim görevlilerinin de sektör ile ortak projeler ortaya koyması ile bilgilerini taze tuttuklarını fark ettim. Bu tarzda çalışmalar ülkemizde de sınırlı sayıda olsa yapılıyor, bunların sayıca artması ve bu projelerde dönen sermaye miktarının artıp şahıslara ve kurumlara sağladığı katma değerin çoğalması akademik dünyanın teknolojiyi ve interneti daha verimli olarak takip etmesini sağlayacaktır.

milk_logoTünel’deki milk Gallery & Design Store‘u bugün keşfettim. Yaklaşık bir ay önce, 5 Şubat’ta ilk sergileri eBoy eCities ile açılış yapmışlar. eBoy, piksel art çalışmaları yapan bir topluluk ve internet sektörüne yakın olanların muhtemelen bildiği Web 2.0 dünyasını yansıtan ilüstrasyonun da sahibi.

5 Mart’a kadar açık kalacak olan sergide Berlin, Köln, Tokyo gibi şehirlerin yaşamlarını yansıtan büyük poy piksel çizimler var. Modern sanat, teknoloji ve seyahat etmekten hoşlananların çok ilgisini çekecektir, o yüzden sergi bitmeden paylaşmak istedim. Sergiyi ziyaret etmek için bir hafta vaktiniz var, kaçırmayın derim.

Sergide İstanbul’un piksel çizimi mevcut değil, fakat Milk ile ilgilenen arkadaşlar bu çalışmayı bizzat sipariş etmişler ve eBoy grubu şu anda bu çalışmayı hazırlamakla meşgullermiş. Bu da birinci ağızdan aldığım sevindirici bir haber oldu.

sergi alanımilkacilisn732662782_2082308_8023n732662782_2082309_8416

Milk’in açık olduğu günleri ve adresini öğrenmek, düzenlenen etkinlikleri ve sergileri takip etmek için web sayfalarına ve bloglarına göz atabilir, facebook gruplarına katılabilir, belki de en güzeli de onları twitter hesabınızdan takip edebilirsiniz.

İnternet sektörünün, sosyal medya ve yeni ekonominin kalbi uzun zamandır ABD’de atıyor. Farklı eyalet ve şehirlerde gün aşırı birçok etkinlik düzenleniyor ve yenilikçi projeler gerçekleşiyor. Fakat son zamanlarda Avrupa’da da düzenlenen benzeri etkinliklerin sayısı artmaya başladı. Hatta Avrupa-ABD arasındaki rekabet LeWeb 08‘de iyice ön plana çıkmış, Silikon Vadisi Avrupa’lı girişimcilere karşı şeklinde bir tartışmaya bile dönüşmüştü.

snf_468x609-10 Mart tarihlerinde Londra’da düzenlenecek olan Social Networking World Forum şu anda önümüzdeki en dikkat çekici etkinlik. “Shaping the future of social media” sloganıyla düzenlenen etkinliğe şu ana kadar 1000′den fazla kişi kayıt yaptırmış bile. Mobile Social Networking Forum ile eş zamanlı olarak düzenlenecek etkinlikte sosyal ağlar konusuna odaklanacak ve bu konseptte dünya çapında birçok yayıncı firma, ajans ve isim bulunacak.

Konuşmacı olarak listede bulunan önemli isimlerden birkaçı MySpace‘ten Anthony Lukom, Yahoo!dan Gerrith Müller, Linkedin‘den Henry-Clifford Jones ve Xing‘den Davide Villa. İnternet odaklı bu firmalar dışında MTV, Coca-Cola ve P&G gibi küresel dev firmaların interaktif sorumluları da etkinlikte konuşmacı olarak yer alacak.

Etkinliğin dikkat çekici bir özelliği de akşamları Mashable tarafından organize edicek resepsiyonlara ve Facebook Developers Garage çalıştaylarına yer verecek olması.

Bu kapsamlı etkinliğe ben de katılacağım ve etkinlikten önemli anları, olan biteni blogum üzerinden paylaşacağım. Social Networking World Forum hakkında daha ayrıntılı bilgi ve kayıt için lütfen buraya tıklayın.