İnternet odağından uzaklaşmadan, sektördeki gelişmeler, kullanmaktan keyif aldığım servisler ve edindiğim deneyimler çerçevesinde yazdığım kişisel blogumu keyifle okursunuz umarım...

RSS Linkedin Xing Facebook Hakkimda Twitter

Etkinlik’ kategorisi arşivi

Şu anda Londra’da, Olympia kongre merkezindeyim ve iki gün boyunca Social Media World Forum Europe organizasyonunu takip edeceğim. Bir süre önce yatırımcı ortak olarak katıldığım sosyal medya iletişim ajansımız Dekatlon Buzz için yeni konseptler ve bilgi birikimleri geliştirmek, dünya markaları bu aralar aktif olarak ne tür çalışmalar yapıyor takip etmek, ve sosyal medyayı kalbinden izlemek için iki günümü bu seyahate ayırdım.

Organizasyon hakkında ilk izlenimlerim olumlu, şu ana kadar bir büyük oturuma katıldım ve birkaç farklı küresel sosyal medya aşansınin yetkilileri ile yüz yüze görüşme olanağı buldum. Fuar alanındaki diğer standları gezmek için sabırsızlanıyorum, bir de markaların düzenlediği oturumlara katılıp aldıkları geri dönüşleri ve sıkı kampanyaları nasıl ortaya çıkardıklarını inceleyeceğim.

Organizasyonun açılış konuşmasını LinkedIn Avrupa direktörü Kevin Eyres yaptı. Sosyal medyanın iş süreçlerine nasıl entegre edileceğinin herkes tarafından merak edildiğinden bahsederek açıl yapan Eyres bu iş kolunun global gücünden ve dünya çapından her geçen gün daha da güçlenmesinden bahsederek devam etti. Eyres konuşmasının devamında bilgi yüklenmesi ve kirliliğinin Google ile başlayarak filtrelendiğinden bahsederek bu gelişmelerin SEO ve SEM gibi pazarlar oluşturduğunu anlattı. Sözü sosyal medyaya bağlayarak anonim kimlikten gerçek kimliklerin internet üzerinden ifadesine geçişin önemli bir basamak olduğunu söyledi. Yahoo! Answers ve MySpace çağından LinkedIn ve facebook çağına geçişin “knowledge is power” mottosuyla birleştiğini ve sosyal medyanın geleceğinde “social awareness” yani sosyal farkındalık bulunduğuna sözünü bağladı. Ticari online platformların sosyal medya platformları ile entegre çalışmasının yeni ekonomiyi oluşturduğunu ve markaların her geçen gün bu yeni ekonomide yerlerini aldıklarını anlatarak sözlerini bitirdi.

Şu anda aktif olarak fuar alanındaki standları gezmeye, firma yetkilileriyle görüşmeye ve küresel kampanyalar-iş süreçleri hakkında bilgi almaya devam ediyorum. Organizasyon sırasında tweet’lerimi Twitter hesabımdan takip edebilirsiniz.

Shaping the future of Social Media” sloganıyla organize edilen Social Media World Forum Europe markaların interneti özellikle de sosyal medya araçlarını ve platformlarını etkin bir şekilde kullanmaya başladığı günümüzde sosyal medya kullanımı üzerinde odaklı Avrupa’nın en kapsamlı etkinliği olacak. 15-16 Mart 2010 tarihlerinde Londra’nın ünlü Olympia’sında birçok farklı konferans ve workshop içerecek. Bu senenin ana konu başlıkları şunlar olarak belirlendi: Kurumsal Sosyal Medya, Sosyal TV, Mobil Sosyal Medya ve Bulut Bilgi İşlem.

facebook, Justin.TV, Monster, Orange gibi ünlü teknoloji ve internet firmalarının temsilcilerinden başka Mercedes, Beck’s, Lufthansa, Virgin, Pfizer, IKEA gibi firmaların sosyal medya ve online pazarlama sorumluları da etkinlikte yer alacaklar. Konferans programının tamamını etkinliğin web sitesinde bulabilirsiniz. Oturum ve seminerlerin çoğunluğu markaların sosyal medyada varlığı, sosyal medyanın kullanımı, takip ve raporlaması üzerinde yoğunlaşıyor. Enteresan konu başlıklarından bir tanesi de “sosyal medyanın politikaya etkisi”. Benim ilgimi çeken bir konuk da Japonya’nın en popüler sosyal ağlarından Mixi’nin yönetim kurulundan Neal Sato. Uzak doğuda sosyal ağların kullanımı hakkındaki oturumunu izlemek için sabırsızlanıyorum.

Türkiye’den official blogger olarak davet edildiğim etkinliğe yoğunluk olmazsa katılmayı planlıyorum. Henüz iki aydan fazla zaman olduğu için şimdilik biraz erken sayılabilir, fakat başkalarının ilgisini çekebileceğini düşünerek blogumda yer vermek istedim. Markaların sosyal medya kullanımı, online pazarlama ve PR üzerinde bu aralar yoğun olarak çalışıyorum ve bu etkinlik de Avrupa’nın bu konudaki sayılı etkinliklerinden bir tanesi olacak. 15-16 Mart’ta Londra’da olmayı planlayan varsa haberleşelim.

leweb-logoGeçtiğimiz hafta boyunca Twitter hesabımdan takip ettiyseniz eğer, Paris’te Le Web organizasyonundaydım. Kısaca Avrupa’nın en büyük dijital sektör etkinliği diyebiliriz. Seminerler, fuar alanı ve StartupCompetition’ı içeriyor. Bu sene facebook developer garage da mevcuttu.

Etkinlik sonrası izlenimlerimi kapsamlı bir yazı ile Webrazzi üzerinden yayımladım. Buraya tıklayıp okuyabilirsiniz.

Yazı kişisel blogum dışında yayımlanmış olduğu için buraya böyle bir not düşmeyi uygun gördüm, farklı kaynaklardan buraya ulaşanlar da yazıdan istifade edebilsinler diye.

Etkinlikten birkaç kare de fotoğraf ekliyorum. Fotoğrafların bazıları bana aitken diğerleri flickr’dan alınmıştır.

leweb13leweb10bleweb5

leweb-buyukfoto-2leweb-buyukfoto-7lemeursleweb11

Bu yazım digitalage dergisi Ocak 2010 sayısında ve webrazzi‘de yayımlanmıştır.

Avrupa’nın internet ve mobil teknolojiler üzerine odaklanmış en büyük etkinliği LeWeb iki gündür Fransa’nın Paris şehrinde tüm hızıyla devam ediyor. Ben de bu etkinliğe Türkiye’den katılan birkaç kişiden birisi olma şansını yakaladım. LeWeb’in Avrupa’da düzenlenen ve dijital sektöre odaklanmış benzer etkinliklere göre en kalabalık ve kapsamlı organizasyon olduğunu söyleyebilirim. Ana salonda bulunan sunum ve oturumlara ek olarak büyük fuar alanları, workshop odaları, basın odası, atıştırma noktaları ve daha birç̧ok ufak ayrıntı organizasyona renk kattı. Startup Competition da etkinlik iç̧inde ayrı bir etkinlik olarak en ilgi çekici kısımlardan birisiydi.

LeWeb’in kapsamını incelediğ̆imizde organizasyon genel olarak giriş̧imcileri, dijital sektoörden iş̧birliğ̆i olanakları arayan firmaları ve iş̧ adamlarını ilgilendiriyor, ve konuş̧macıları dinleyip networking olanaklarını değerlendirmek isteyen insanları biraraya getiriyor.

Bu seneki organizasyonun ana konu baş̧lığ̆ı “real time web” olarak seç̧ilmiş̧ti. Twitter’ın, Facebook’un ve en son da Google’ın bu konu üzerine ç̧alış̧malar yaptığ̆ı düşünülürse 2009’un en popüler temalarından birisi olarak doğru bir seçim yapılmış olduğunu söyleyebiliriz. Etkinliğe dünyanın 50 farklı ülkesinden 2300 sektör profesyoneli katılım gösterdi. Buna ek olarak dijital sektöre ilgi gösteren 200 öğrenci fikir edinmeleri, sunumları ve oturumları dinlemeleri ve bilgi edinmeleri için özel olarak davet edildi.

Bienvenue à Paris

Etkinliğin başından sonuna kadar yapılan ikramlarda Fransız stili ağırlığını hissettirdi. Kruvasanlar ile başlayan etkinlik etli ekmek, jambon ve Fransız peyniri gibi ikramlar ile sürdü. Organizasyonun kalan diğer ayrıntıları ise küresel tarza uygundu. Ana salonun sağına ve soluna kurulmuş dev ekranlardan organizasyon ile ilgili akan tweet’ler ilgi çekiciydi. Twitter’a girip #leweb ve #leweb09hashtag’leri ile organizasyon sırasında yazılanları okuyabilirsiniz.

LeWeb’in açılışını organizatörler Loic & Geraldine Le Meur yaptı. Loic Le Meur farklı projeleri bulunan Fransız bir girişimci ve blogger. Le Meur açılış konuşmasında bu kadar insanı bir araya toplayan dijital ekosistemi övdü ve katılımcıların arasında dijital dünyada satın almalardan yatırımlara kadar her türlü olaya etki edebilecek insanlar bulunduğundan bahsetti. Günümüzün popüler sektörel gelişmeleri olarak mobil teknolojilerin gelişmesinden ve iTunes üzerinden para kazanmaktan dem vurdu, ve geleceğin büyük olayı olarak GeoLocation sistemlerini örnek verdi.

Açılış konuşmasının hemen sonrasında Le Meur’ların ve organizasyonun ilk konuğu ve konuşmacısı olarak Twitter’ın yaratıcısı Jack Dorsey sahneye alındı. Dorsey ilk önce Twitter’dan bahsetti ve sistemin başarısının kullanıcıların katılımlarından kaynaklandığını anlattı. Retweeting, hashtag gibi özelliklerin hep kullanıcıların istekleri üzerine oluşturulduğunu ve Twitter’ın bu dinamizmi ve güncellemeleri sayesinde insanların hayatında yer bulduğunu söyledi. Sonra da yeni projesiSquare’i anlattı. Dorsey’in bu yeni projesi cep telefonlarına entegre edilen küçük bir cihaz sayesinde kredi kartı ödemesi yapılmasını sağlıyor ve şu anda Amerika’da beta aşamasında.

Twitter’ın kurucusu dışında sunum yapmak için veya konuşmak için sahneye çıkan önemli isimler arasında YouTube kurucusu Chad Hurley, MySpace operasyon yöneticisi Mike Jones, Techcrunch editörü Michael Arrington ve sosyal medyanın tanınan isimleri Robert Scoble ve Chris Brogan da vardı. Halihazırda bilinen ve popüler servisler hizmetlerini nasıl geliştireceklerini anlatırken, taze startuplar hangi konuda iddialı olduklarına dair demeçler verip kendilerini göstermeye çalıştılar. Sosyal medyacılar ise etki alanlarını nasıl kullandıklarından, online dünyadaki etkilerini somut verilere nasıl dönüştürdüklerinden bahsettiler.

Workshop odalarında neler oldu?

Seminer ve sunumların dışarısında bazı odalar workshop çalışmaları için ayrılmıştı. Google, Facebook, Twitter ve Nokia gibi farklı hizmetler veren fakat yenilikçi teknolojiler üzerinde buluşan firmaların yetkilileri sektörden isimler ile servislerinin çeşitli özelliklerini paylaştılar. Twitter API’si ile gelecekte nelerin yapılabileceğini uygulama geliştiriciler ile paylaşırken, Google kendisine ayrılmış odada henüz başlattıkları yenilikçi servislerden şu ana kadar büyük popülerliğe ulaşmış klasik servislerine kadar oldukça kapsamlı bir şekilde gün boyunca oturumlar düzenledi.

En ilgi çekici workshoplardan birisi Facebook Developer Garage oldu. Facebook’un ürün geliştirme kadrosundan isimler şu ana kadar ortaya konulmuş başarılı uygulama örneklerini ve sürekli geliştirilen APIler ile daha fazlasının nasıl ortaya konulabileceğini paylaştılar.

Fuar Alanı ve Kurumsal Partnerler

Yapılan sunumlar ve oturumlar dışında ilgi çeken kısım bir katın tamamının kurumsal firmalara ayrılmış olması oldu. Zamanımın bir kısmını bu firmaların tanıttığı güncel ürünleri hakkında bilgi almaya ayırdım. Fuar alanında görüştüğüm ve dikkatimi çeken en önemli firmalar bir odanın neredeyse tamamını kaplayan standı ve kalabalık ekibi ile PayPal mobil internet alanında geliştirdiği yeni ürününü ve platformunu tanıtan Nokia ve BizSpark projesi ile Microsoft oldu.

PayPal yetkilileri ile yaptığım görüşmede Türkiye pazarına yönelik çalışmaların devam ettiğini ve tam uyumlu versiyonun yakında hayata geçeceği bilgisini aldım.

Nokia yazılımcılara açık platformunu tanıtıyordu, bir yandan da odak noktası olarak n900 modeli standda bulunuyordu. Piyasaya soktukları bu yeni cihazda iPhone’da olmayan
özellikler olarak multitasking özelliği ve tam teşekküllü bir klavye göze çarpıyordu. Nokia bu organizasyonda motto olarak “driving mobile innovation”’ı kullandı.

Bu iki firma dışında Microsoft Batı Avrupa İş Geliştirme Sorumlusu ile görüşme fırsatı buldum ve kendisinden BizSpark programının gidişatı hakkında bazı bilgiler aldım. Anlattığına göre şu ana kadar Avrupa çapında 5000’den fazla startup’a ücretsiz yazılım ve platform desteği sağlanmış. BizSpark programında halka açık olmayan ve 1 milyon dolardan daha düşük değeri olan startuplar destekleniyor. Doğu Avrupa’dan yaklaşık 2000 firma katılımcıymış, ayrıca 350 kadar da network partneri programı desteklemiş. Network partnerleri programa katılan firmaları maddi olarak destekleyebilen yatırımcılardan ve büyük teknoloji firmalarından oluşuyormuş.

Bu tür etkinlikler ülkemizde yeni yeni gelişen dijital sektörün dünya çapında nasıl işlediği, sunulduğu ve organize edildiği konusunda muazzam örnekler oluyorlar. LeWeb, Paris belediyesinin düzenlediği açılış partisinden basın mensuplarının ve bloggerların katıldığı kokteyline ve bitiş etkinliğine kadar üzerinde titizlikle çalışılmış son derece profesyonel bir etkinlikti. Silikon Vadisi’nden Uzak Doğu’ya kadar dünyanın dört bir yanından katılım gösteren konuşmacılar, katılımcılar, ve her türlü ufak ayrıntısıyla organizasyondan son derece memnun kaldığımı söyleyebilirim. Ayrıntılara www.leweb.net adresinden ulaşabilirsiniz.

Bu yazım digitalage dergisi Kasım 2009 sayısında ve webrazzi‘de yayımlanmıştır.

Doğu Avrupa’nın şu ana kadar düzenlenmiş en büyük e-pazarlama ve e-iş zirvesi Webit 4000’den fazla katılımcı ile 7-8 Ekim tarihlerinde Sofya’da düzenlendi. Ben de katılımcılardan birisiydim, sıcağı sıcağına size önemli gelişmeleri aktarmaya çalışacağım.

Sofya kaotik bir şehir, nüfusu henüz 2 milyon civarlarında fakat trafik İstanbul’dan daha karışık. Doğu Avrupa pazarında Türkiye 131 milyon avroluk çevrimiçi reklam harcaması ile başı çekiyor, bizi 45 milyon avro ile Yunanistan, 30 milyon avro ile Romanya ve son olarak da 15 milyon avro ile Bulgaristan izliyor. Bulgaristan’ın pazar büyüklüğü bizden 10 kat küçük fakat çok başarılı bir organizasyona imza attılar. Önemli konuşmacıları bir araya toplamışlar ve Sofya’nın en büyük etkinlik merkezinin iki katını kapatmışlar. Organizasyonun başarısı için e-academy’i ve Plamen Russev’i tebrik etmeli. Organizasyona Makedonya, Yunanistan, Romanya, Almanya, Avusturya gibi birçok farklı ülkeden katılımcı ilgi gösterdi.

Seminerler

eBay’den Google’a, Microsoft’tan AOL’a ve hatta Coca-Cola’ya kadar dijital pazarın en önemli firmaları temsilcilerini sunum ve konferanslar için göndermişlerdi. Webit’in en güçlü yanı da buydu: Toplam 40-45 dakika süren ve sıkmayan seminerler 30-35 dakika kadar sunum/tartışma, sonrasında da 10 dakikalık soru cevap seansları halinde düzenlendi. Benim en çok beğendiğim oturumlar PayPal Polonya ülke müdürünün sunumu, IAB Avrupa’nın sunumu ve Coca-Cola Avrupa dijital pazarlama stratejisi oturumu oldu.

Büyüklü küçüklü neredeyse tüm firmalar sosyal medyanın etkisinden, dijital pazara yapılan yatırımların artmasından, kriz zamanında diğer reklam mecralarının küçülmesine rağmen internet reklamcılığının büyümesinden, ve mobil reklamcılığın yakın gelecekte çok büyüyeceğinden bahsetti.

Seminerler boyunca Doğu Avrupa’lı firmaların temsilcileri küresel firmalara kendilerini göstermek için didindiler, Doğu Avrupa’da bulunan potansiyelden bahsedildi, markalara gelişmekte olan pazarlara yatırım yapmaları için teşvik edici sunumlar yapıldı.

Fuar Alanı

Webit’in zayıf noktası fuar alanıydı. Bu durum belki de Doğu Avrupa’da henüz oturmamış olan startup kültürünün bir yansımasıydı. Görüştüğüm kişiler ve yaptığım araştırmalar dahilinde söyleyebilirim ki Bulgaristan ve çevresindeki pazarlarda Hosting çözümleri ve yazılım taşeronluğu çok gelişmiş durumda, fakat online projelere yatırım yapmak, startup kurup geliştirmek konusunda bizim 3-4 sene önce bulunduğumuz durumda bulunuyorlar. İnternet projeleri genellikle büyük medya şirketlerinin tekelinde, ve bireysel girişimciler tarafından temsil edilen startup’lar ortada yok. Fuar alanında 15-20 kadar firma temsil ediliyordu ve bunlar da yazılım ve hosting hizmetleri sunan firmalardı. Bunlardan başka birkaç reklam ve pazarlama firması da mevcuttu. Fuarın belki de en ilgi çekici kısmı Webit Expo TV için çekim ve röportaj yapılan standdı. O kısımda birçok önemli konuşmacı ve katılımcıya ulaşmak mümkün oldu.

Fuar alanındaki firmalar yabancı katılımcılara bilgi vermek için hazırlıklı değildi, İngilizce bilgi içeren broşürleri bile yoktu, fakat her standa güler yüzleri ile beni karşılamaları ve sorduğum her soruya büyük ilgi ilgi karşılık vermeleri ve yardımcı olmaya çalışmaları takdire değerdi. Sanırım onlar da yurt dışından bu kadar fazla ilgi beklemiyorlardı.

Türkiye’den katılımlar

Seminerler boyunca Türkiye’nin adı da sık sık duyuldu. Özellikle sosyal ağlar ve facebook bağlantılı oturumlarda, online ödeme ve e-ticaret konulu seminerlerde Türkiye’den de örnekler verildi. Doğu Avrupa’nın en büyük online pazarına ve en kalabalık internet kullanıcı kitlesine sahip olmamız gurur vericiydi gerçekten. Ben de organizasyon dahilinde Türkiye internet pazarı üzerine genel bilgiler ve pazarımızın ilgi çekici yanları üzerine bir röportaj verme fırsatı buldum. İlerleyen günlerde seminerler ve röportajlar Webit Expo Web TV üzerinden yayınlanacak.

Konuşmacı olarak Dataport’tan Hakan Tetik ilk gün webit’in gayriresmi açılışını yaptı. İkinci gün ise Hürriyet İnternet Grubu’ndan Elif Bakiler dijital medyada stratejiler adlı oturuma katıldı. Türkiye’den gelen konuşmacılara ve katılımcılara oldukça fazla ilgi gösterildiğini söyleyebilirim.

Konuşmacılar dışında Rezztoran.com’dan Çağla Erdoğan, P&G Türkiye’den Selvi Talipoğlu, Bulgaristan kökenli uluslar arası bir startup olan Favit’ten Besim Dönmez gibi isimlerle de tanışma ve sohbet etme olanağı buldum. Türkiye’den başka birçok katılımcı da seminerler sırasında göze çarptılar.

Sonuç olarak son derece sıcak bir atmosferde, Doğu Avrupa’nın dört bir yanından dijital sektörden oyuncuları bir araya getiren çok yararlı bir etkinlik oldu Webit. Belki de bu coğrafi bölgede ilk defa bu kadar büyük uluslar arası bir etkinlik düzenlendiğinden herkes son derece hevesli ve sıcak kanlıydı, herkes birbirini tanımaya ve pazarları anlamaya gayret gösterdi.

Webit Expo Tv için resmi web sitesini takip etmenizi ve Twitter’dan webit girdilerine bir göz atmanızı öneririm.

Sofya’dayım, Webit başlıyor

national-palace-of-cultureBir süre önce Webrazzi’ye Webit’i duyuran bir yazı yazmıştım. Sonunda etkinlik zamanı geldi, ben de ufak bir Sofya seyahati organize ettim, hem Webit’e katılmak hem de yeni projeler, ekipler tanımak için. Bugün sabah erken saatlerde Sofya’ya vardım. Uçuş 1 saat sürdü. Otele yerleştim, sonra ufak bir gezintiye çıktım ve şu anda Webit’in düzenleneceği “National Palace of Culture” binasını tam karşıdan gören bir Starbucks’ta oturup kablosuz internetten faydalanıyorum.

Havaalanından otele taksi ile giderken yolda birçok Webit tabelası gördüm, facebook’tan google’a kadar firmaların logoları ile Webit logoları birlikte kullanılarak tanıtım yapılmış. Çok hoşuma gitti açıkçası, sadece 1 milyon küsür nüfuslu bir Bulgar şehrinde kentin en büyük ve ihtişamlı yapılarından bir tanesi bir Web fuarı için ayrılmış.

Webit yarın sabah başlıyor ve iki gün sürecek. İzlenimlerimi sıcağı sıcağına Webrazzi üzerinden aktarmaya çalışacağım. Bir de Marketing Türkiye IP eki için özel bir yazı yazacağım.

Favit ekibinden Besim Dönmez beni almaya geliyor. Tanışacağız ve sohbet edeceğiz. Favit Sofya’da yerleşik bir Türk internet firması. Sofya şu anda güneşli, hava çok güzel. İstanbul’dan daha güzel hatta, güneş gözlüklerimi taktım.

En çok merak ettiğim konular: Doğu Avrupa web scene ne durumda, başarılı startuplar var mı (Takip ettiğim kadarıyla Seedcamp’lerde yatırım alan bazı startup’lar arasında Bulgaristan’dan ekipler de vardı) Bir de Türkiye’den katılımcılar ne anlatacaklar.

Ayrıntıları iletmeye devam edeceğim.

altinorumcekİki gün önce Altın Örümcek Web Ödülleri’nde lokalizasyon (yabancı bir ürünün yerli pazara göre uyarlanması) kategorisinde 2008 senesinin en iyi web sitesi olarak yerelleştirme operasyonunun yönetimini üstlenmiş olduğum sevenload seçildi. Altın Örümcek organizasyonu hakkında birçok farklı eleştiriler getirenler var, ben bu ödülü bir prestij ve yoğun çalışmalarımızın takdir edilmesi olarak görüyorum, birinci seçildiğimizde sevindim açıkçası, üstelik HSBC ve Fiat gibi Türkiye operasyonlarının arkasında büyük dijital ajanslar bulunan küresel markaların önüne geçerek başardık bunu. Bu takdiri de en çok üstüme ben alındım, çünkü com.tr sayfasının launch edilmesinden yerli kanalların oluşturulmasına, web tv anlaşmalarından tasarım ekibinin yön etilmesine, ve hatta Almanca-Türkçe çevirilerin kontrol edilip düzenlenmesine kadar işler benim kontrolümden geçti.

lokalizasyonGeçen sene yaz sonunda Aachen’dan Köln’e taşınıp sevenload merkez ofisinde Türkiye operasyonu için çalışmaya başladığımda aklımdaki ilk şey ürünü Türkiye’ye uygun hale nasıl getireceğimizdi. Çünkü bir ürün teknik altyapı veya arabirim olarak ne kadar kaliteli olursa olsun yerel pazardaki kullanıcıya hitap etmiyorsa orada etkili bir komünite oluşturmak mümkün olmuyor. Bunun için ilk olarak var olan ürünün kullanıcı ile nasıl iletişim kurduğunu kontrol etmek gerekiyordu, öncelikli olarak en küçük hata mesajlarına kadar sitenin dilini tamamen yeniledik. Bunun dışında, Türk kullanıcısına hitap edecek video yayınlarını, en çok talep görenleri en önde sunacak şekilde düzenleyip minimum zamanda maksimum farklı zevke hitap edebilecek şekilde birçok farklı web tv anlaşması yaptık. Kendi komünitesine sahip online mecrada var olan ya da olmayan birçok prodüksiyona sevenload üzerinden özel birer kanal açıp kullanıcılarımıza yayınladık.

Bu süreçte yayına aldığımız kanalların prodüksiyon sahibini kendi dilinden anlatmasına, ilk izlenim, tasarım ve içerik olarak, hatta metin yazımına kadar bütün ayrıntıları ile yetkin bir şekilde hazırlanmasına dikkat ettim.

İlk aklıma gelenler bunlar oldu, çalışmalarımızı beğenen ve bizi birinciliğe layık görenlere teşekkür ederim. Altın Örümcek ödüllerinin tam listesine ulaşmak için buraya tıklayın.

iumk_girisimcilik-ve-inovasÖnümüzdeki hafta pazartesi ve salı günleri boyunca (25 & 26 Mayıs) İstanbul Üniversitesi‘nde Avcılar yerleşkesinde İÜMK (İstanbul Üniversitesi Mühendislik Kulüpleri Platformu) organizasyonuyla Girişimcilik ve İnovasyon Zirvesi düzenleniyor. Etkinliğin ikinci gününde, saat 11:30′dan itibaren internet girişimciliği üzerine konuşacağız. Panele benimle birlikte taze girişimleri Kariyergenç‘i bir ay önce hayata geçiren Nurettin Özdoğan ve bluetooth teknolojisini kullanarak yaptıkları yenilikçi projelerle tanınan Vodera‘dan Ömer Ekinci katılacak.

Etkinlik hakkında ayrıntılı bilgi almak ve panellerin tüm programını görmek için buraya tıklayıp pdf dosyasını indirebilirsiniz. Farklı odaklara sahip isimlerle düzenlenen paneller ilginizi mutlaka çekecektir. Salı günü saat 11:30′da görüşmek üzere.