Bu yazım Marketing Türkiye dergisi Interaktif Pazarlama ekinde 15 Kasım 2010 tarihinde yayımlanmıştır.

-İngiltere, İskoçya ve İrlanda, Avrupa’da dijital sektörün konumlanmış olduğu lider ülkeler. British Council bu sene ikinci defa gelişmekte olan ülkelerde dijital sektörde iş geliştiren genç girişimciler için IYIE yarışmasını düzenledi. Yarışmanın Türkiye ayağını kazanan Vadi Efe, 10 gün boyunca 12 dünya finalisti ile birlikte Britanya’nın önemli dijital şirketleri ile görüştüğü bir sektör turuna katıldı ve izlenimlerini aktardı.-

British Council, İngiltere’nin kültürel ve ekonomik ilişkilerini geliştirmek için görev yapan bir kurum. Bir süredir birçok farklı ülkeden girişimcileri bir araya getiren etkinlikler düzenliyorlar, bu sene de Sinema-TV ve interaktif medya alanında iki yarışma düzenlediler. Bu yarışmalarda kazananlar ve etkinliklere katılacak kişiler belirlenirken aday kişinin 35 yaşından genç olması, kendi ülkesinde ekonomik ve kültürel anlamda fark yaratan sektörel bir projeye imza atıp en azından 3 sene boyunca başarılı bir şekilde bu işi sürdürmüş olmasını istiyorlar. Finalistlerin kendi ülkelerinde sektör liderleri arasına girecek potansiyeli taşımasını, uluslararası iş geliştirmek için yeterli alt yapıya ve isteğe sahip olmasını bekliyorlar.

Rusya, Çin, Hindistan, Arjantin gibi gelişmekte olan ülkeleri hedefleyen bu yarışmaların Türkiye interaktif medya ayağına 360 derece dijital gençlik iletişimi markamız olan “ortakantin” ile başvurumu yaptım ve finale kalıp sunum yapmak için çağırıldım. Ortakantin’i henüz öğrenciyken bir sosyal ağ projesi olarak başlatıp sonrasında başarılı bir şirkete ve alanında lider bir markaya nasıl dönüştürdüğümüzden bahsettim. Dot com projesi olarak başlayıp mobil uygulamalara, içerik ve katma değerli servis ortaklıklarına geçişimizden, ülkemizin en büyük gençlere odaklı reklam ajansı Youth Republic’in yatırımından, ve bu ortaklık sonrası sosyal medyayı outdoor pazarlama projeleri ile birleştirip uluslararası alanda bir best practice yaratmak için yaptığımız çalışmalardan bahsettim. Bu şekilde IYIE Türkiye ayağını kazanıp 10 gün boyunca İngiltere ve İskoçya’da birçok farklı interaktif ajans, startup ve girişimci ile bir araya geldiğimiz sektör turuna katılmaya hak kazandım.

İngiltere, İskoçya; kısa kısa…

12 farklı ülkeden finalistler Londra’da bir araya geldi. Kalınacak otellerden birlikte kahve içilecek girişimcilere, ziyaret edilecek firmalara ve katılınacak sektörel etkinliklere kadar her ayrıntı belirlenmişti. Tur boyunca Londra’da bir hafta geçirdik bunun dışında interaktif oyun firmalarının merkezi İskoçya’da Dundee ve Edinburgh’da birer gün kalıp bir gün de dijital inovasyon şehri Middlesbrough’da geçirdik. Kısacası çok yoğun ve kapsamlı bir program uygulandı.

Ziyaret ettiğimiz yerler arasında lider global ajanslar R/GA ve Isobar’ın merkezleri, WIRED dergisi, Londra minibar etkinliği, bunlara ek olarak birçok irili ufaklı startup, dijital inovasyon merkezleri ve hatta iki tane de üniversite yer alıyordu. Birçok farklı ülkede şubeleri bulunan firmalar genelde uluslararası iş geliştirme kararlarını nasıl aldıklarından bahsederken startup’lar sıfırdan kurulup hangi modelleri izleyerek büyüdüklerinin üzerinde durdular. Katıldığımız dışarıya açık etkinliklerde de bol bol temsil ettiğimiz ülke ve sektör hakkında bilgi paylaşımında bulunma ve projelerimizi sunma imkanı bulduk. Bu süreçte en fazla Türkiye’nin mevcut potansiyelinden, genç nüfusundan ve yoğun internet kullanımından, gün geçtikçe daha fazla kurumsal firmanın sosyal medya üzerinde iş geliştirdiğinden bahsettim. Türkiye’de başarılı olmuş dijital iş modellerini ve startup’ları anlattım.

Peki ya Rusya, Lübnan, Hindistan, Meksika?

10 günlük organizasyon boyunca sık sık birlikte vakit geçirdiğim diğer katılımcılar dünyanın dört bir yanından farklı interaktif pazarlar hakkında fikir edinmemi sağladılar. Dikkatimi çeken en önemli konu, gelişmekte olan pazarlarda genç yaşında başarı elde etmiş bütün katılımcıların en çok yakındıkları konunun, birlikte çalışabilecekleri veya ekiplerine katabilecekleri kalifiye insane kaynağının az olmasıydı.

Birkaç örnek verelim: Meksika’da şu anda Orta ve Güney Amerika’nın en büyük dijital ajansı olan GrupoW’yi kuran ve 10 senedir işleten Ulises Valencia, ekibine katacak eleman bulamayınca farklı ülkelerden çalışanları Meksika’ya davet etmiş, bu şekilde uzun vadeli istikrar sağlayamayınca sonunda kendi yetenek havuzunu oluşturmak için Digital Invaders eğitim programını başlatmıştı. Benzer bir şekilde Beyrut’un tek dijital oyun firması Wixel Studios’u kuran Ziad Feghali de ekibini birçok komşu ülkeden davet ettiği insane kaynağı ile sürdürebiliyordu.

12 farklı ülkeden gelmiş olan katılımcıların ortak bir sıkıntısı da kendi ülkelerinde dijital pazara aktarılan bütçelerin kısıtlı olması ve ekonomilerin stabil olmamasıydı. Küçük ülkelerde pazar sıkıntısı yaşanırken Hindistan, Rusya ve Çin’de en azından geniş bir hedef kitleye ulaşabiliyordunuz.

Türkiye’yi en çok Rusya ve Endonezya pazarları ile paralel olarak konumladım. İki ülke de genç nüfusları ve yüksek sosyal ağ kullanım oranları ile büyük bir potansiyel teşkil ediyor. Ajanslar yerel markalar ile başarılı çalışmalara imza atabiliyorlar. Rus interaktif ajans 2Nova’nın kurucusu Danis Suleymanov Efes Pilsen için hazırlamış oldukları kampanyalardan bahsederken gözleri parlıyordu. Benzer şekilde Endonezya’da batik sanatını dijital ortamda geliştirmek ve yaygınlaştırmak için çalışmalar yapan Luki, ülkesine harika bir sosyal sorumluluk projesi armağan etmişti.

Fırsatlar ve dikkatimi çekenler…

En çok karşıma çıkan ve fırsatlar içerdiğini gördüğüm konu başlığı bağımsız platformlar üzerinden oynanan sosyal oyunlar oldu. Eskiden kutulu olarak yayıncılar üzerinden satılan ve bilgisayarlara kurulan oyunlar artık konsollar üzerinden, facebook platformunda, hatta mobil cihazlar üzerinden etkileşimli bir şekilde oynanıyor ve mikro ödeme yoluyla üreticisine güzel maddi geri dönüşler bırakıyor. Popüler oyunları farklı platformlara uyarlayan teknoloji firmaları hem İskoçya hem de İngiltere’de oldukça başarılı ve tatmin olmuş görünüyordu.

Medyanın interaktiviteye ve online ortama kayışı da çok konuşulan konulardan bir tanesi oldu. Doğru içeriği stabil kanallar üzerinden tüketiciye ulaştıran firmalar başarı öyküleri yazmışlardı hep. Dijital ürünlerin yerelleştirilmesi ve farklı pazarlara sunulması, gelir paylaşım modelleri ve 360 derece dijital pazarlama yaklaşımları da 10 gün boyunca en fazla konuşulan, harika fırsatlar içerdiğine inandığım konu başlıkları oldular.

Yorumunuz:


Add a comment on FriendFeed