Dünyada üzerinde ciddi yatırımlar yapılan, ülkemize de hızlıca etki eden bazı gelişmelere göz atalım:

Sosyal teknoloji: 2012′nin ülkemizde ve dünyada popüler kavramı. Servis tarafında kurumlara sosyal mecrayı öğreten birçok şirket, ürün tarafına yatırım yapmaya başlıyor. Kurumlar şu ana kadar ajanslardan aldıkları birçok servisi kendi içlerine entegre edecek, dijital şirketler ise sosyal iletişimi ve verimliliği arttıracak ürünlere yatırım yapacaklar. Sosyal teknolojiyi sosyal medya kavramı ile birleştiremeyen start-up’ların sonu yakın.

Sosyal ticaret: E-ticaret hiç olmadığı kadar hayatımızda. Geleneksel e-ticaret modellerine ek olarak çok farklı kullanıcı deneyimlerine fırsat veren modeller talep görüyor, başarı kazanıyor. Tüketicinin internet kullanımını ve sosyal mecralar üzerinden kendini ifadeyi içselleştirmesiyle birlikte, ticaret de sosyalleşti. 2012′de bu derinleşecek.

Sosyal devlet: Sosyal haklardan değil de yerel yönetimlerin ve devlet kurumlarının dijital teknolojilere ayak uydurmasından bahsediyorum aslında. Geçtiğimiz sene “Abdullah Gül Twitter’a girecek, nasıl bir strateji izleyelim” şeklinde bir sohbetle devam eden bir kahvaltıya katılmıştım. Devlet tarafında ciddi yatırımlar var. 2012′de enteresan gelişmeler bizi bekliyor.

Turizm, sağlık, milli eğitim: Turizm çünkü uluslararası iş geliştirmek dijital pazarlama sayesinde hiç olmadığı kadar kolay. Eğitim çünkü bilgiyi geniş kitlelere ulaştırmak hiç olmadığı kadar rahat, fiziksel şartlar ve sınırlar kalktı. Sağlık çünkü her an her yerde, en öncelikli. Bu üç sektör bu sene ülkemizde dijitalleşiyor, sosyalleşiyor.

Ubiquitous computing: Yaklaşık 4 sene önce RWTH‘da yüksek lisans projelerimden bir tanesiydi. Bugün hayatımızın tam ortasında. Dijital cihazlar artık günlük hayatımızın bir parçası ve yavaş yavaş “araç”lıktan kopuyorlar. Fiziksel “mapping” ile, yani günlük hayatımızda kullandığımız iletişim tarzı ile teknoloji paralel hale gelecek: Dokunmatik tablet cihazlar ve ses-görüntü algılaması ile interaksiyon yaratan ürünler sadece başlangıç. İletişimimizi ekran kullanmadan, günlük hayatımızda kullandığımız standart cihazların sosyalleştirilmiş halleri ile sürdüreceğiz. Steve Jobs bu alanda bir dehaydı.

Organizasyon sektörü, dijital teknolojiler ile tanışıyor. Etkinlikler, kurum içi ve kurum dışı organizasyonlar “sosyal”leşiyor.

Gamification: Artık sadece gençler değil, herkes her alanda oyun oynuyor. Aslında biraz da, bütün hayat süreçlerimizi “oyunlaştırmak”tan bahsediyoruz. Kurum içi uygulamalar, medya, her şey oyunlaşmaya devam edecek. Özellikle HR’cılar için önemli bir kavram. 2008′de yine RWTH’da projelendirdiğimiz araştırma özetimiz için buraya bakabilirsiniz. Artık sadece araştırma bazında değil, günlük hayatımıza girdi bu kavram.

Medyanın sosyalleşmesi: “Smart TV” 2011′in medya alanında yeniliğiydi. Yazılı basın da televizyonla birlikte sosyalleşiyor, yenileniyor. Geleneksel mecralar & yeni medya birbirine paralel iletişim kurar hale geliyor. Yeni medya kavramı bu sene ölmeyecek ama birkaç senesi kaldı.

Ülkemizde gelişmekte olan dijital ekonominin, marka ve ajanslara nasıl yansıdığına bir bakalım:

Teknoloji iş süreçlerinin her alanında etki gösterecek: Dijital pazarlama konusunda, sadece kampanya üretmek veya sosyal medya üzerinden müşteri ilişkileri yürütmekle yetinilmeyecek. Kurum içi İK uygulamaları, sahada-dükkanlarda kullanılan kiosk ve ekranlar, tabletlere dokunan uygulamalar, sosyal mekanlar ve mobil/mecra entegre işler örnek gösterilebilir. Kurumsal çalışanlar birçok yeni model ve araç ile karşılaşacak, yoğun eğitim ve yenilenme süreci gerekecek.

Kurumlar e-ticaret ve dijital pazarlamaya yatırım yapmaya devam ediyorlar. “Dijital ekip”ler kuruyorlar, ekip kuramayanlar kurum içlerine birer “dijital sorumlu” arıyorlar. Genç veya deneyimli, kurumlar içerisinde birçok farklı süreci teknoloji kullanarak verimlileştirme misyonuna sahip kadrolar açılmaya devam edecek.

Halihazırda junior kadrolar ile dijitale zaman ve nakit yatırımı yapmış markalar, el yordamıyla öğrendikleri bu işi ekip işi olarak ciddi bir yatırımla kotarmak için gayret göstermeleri gerektiğini görecek. (görüyor)

Sosyal medya uzmanı kavramından uzaklaşılıp sosyal mecra üzerinde iş geliştirmenin bir ekip işi olduğu anlaşılacak. Ajansların ciddi olarak organizasyonel yapı üzerinde çalışmaları ve 7/24 servis yapılanması üzerinde efektif iş geliştirme modellerine odaklanmaları gerekiyor.

Medya ajansları, reklam ajansları sosyal alanda çalışan şirketlere ortak olacak, satınalmalar sürecek. Dijitali bilmeyen şirketler küçülecek, verimsizleşecek.

Sosyal mecra ve dijital pazarlama alanında içerik üreten markalar profesyonelleşecek, kurumsallaşacak.

Yurt dışından tersine beyin göçü ve kurumsal firmalardan start-up ekosistemine geçiş: Önümüzdeki 2-3 sene boyunca kurumlardan ve yurt dışından deneyimli isimlerin e-ticaret ve sosyal medya alanına kaydığını gözlemleyeceğiz. Artık dijital pasta büyüdü, olgunlaştı. Çocuk oyunu olmadığı iyice göz önünde. Büyük bir rant oluştu ve fırsatlar herkesi heveslendiriyor. Fırsatlar yanında birçok hayal kırıklığını da getirecek mutlaka.

Krizin etkileri artarsa dijital pazarlama şirketleri için bir fırsata dönüşebilir. Büyümekte olan pazarda iş geliştiren firmaların bir silkelenmesi, toparlanması, katma değer ve organizasyon üzerine odaklanması gerekecek. Efektivite, profesyonellik, endüstri standartlarının gelişmesi, ortak temennimiz.

Yorumunuz:


Add a comment on FriendFeed